Font Size

SCREEN

Profile

Layout

Menu Style

Cpanel

Türkelli Yazıları

 
 

Türkelli Köyü-Trabzon

Binalar Ölünce

 

“Geçici olarak kullandığımız okul binası özel idarenindi.Bunu yaptıran eski vali Refik Koraltan, binanın kübik olmasını istemiş, deniz yanındaki hiç kullanılmayan kapının önüne denizden iyi görünsün diye geniş ve çok basamaklı merdiven yaptırmıştı... Bu kıyılar çok yağmur alıyordu.Bu yüzden bölgede bütün yapıların saçaklı çatıları vardı...

    Bütün bölgedeki tek kübik bina buydu.”(Hürrem Arman, Piramidin Tabanı)

    Hürrem Arman, “Piramidin Tabanı” kitabında kübik binadan çok söz eder. Beşikdüzü Köy Enstitüsü’nün toprağa ilk kök saldığı yerdir, o bina.

    Kübik bina, Beşikdüzü Köy Enstitüsü kendi binalarına taşındıktan sonra, uzun süre ortaokul olarak hizmet verdi.

    1975 yılında açılan Ticaret lisesi de burada eğitim-öğretim hayatına başladı. Köy enstitüsü kurulurken, öğrencilere derslik, yatakhane ve yemekhane olan kübik bina, o yıl bir kez daha yeni bir okulun kuruluşuna tanıklık etti. Kuşkusuz koşullar 1940’lı yıllardaki kadar olumsuz değildi, ancak çok uğraş verdik, sıfırdan bir okul kurarken. Verdik diyorum, çünkü çok emek ve zaman harcadım, bu yeni okulun ortaya çıkışında.

    Çevre ilçe ve kasabalardan çok yoğun bir ilgi oldu okula. Öğrenci sayısı yıl yıl çok büyük bir hızla artarken, öğretmen sayısı aynı hızla artamıyordu. Herkesin büyük bir özveriyle çalışmasıyla yürütülebiliyordu eğitim-öğretim çalışmaları.

    1980’li yıllarda, okulumuz kübik binada hala. Bina ihtiyaca yetmez oldu. Zemin katta bulunan bölümleri bile derslik haline getirdik.

    Yeni okul binası için, Öğretmen okulu sahası içinden, Kurbağalı dere yanında, yedibuçuk dönümlük bir alan ayrılmış. Okul müdürümüz Fuad Kahyaoğlu ile, ölçüm için gittik bir gün. Hemen derenin kenarı, epeyce kavak ağacı var. Oraya yapıldı yeni okul binası, ben Beşikdüzü’nden ayrıldıktan beş, altı sene sonra, kübik bina da döndü yeniden kendi kaderine.

    Ticaret Lisesi, yeni binasına taşındıktan sonra Kız Meslek Lisesine kucak açtı kübik bina, epeyce bir süre. Daha da sonra da İlçe Tarım Müdürlüğü’ne. Yeni Kaymakamlık binasının tamamlanmasından sonra da boşaltıldı ve boş kaldı o günden bu yana.

    Bir eğitim-öğretim anıtı olmayı çoktan hak eden bina, tam bir virane artık. Pencerelerinde kırılmadık camı kalmamış, kapılar ve ahşap bölümler çürümüş, dökülmüş. Binlerce öğrencinin, yüzlerce öğretmenin yaşanmışlıkları da çürüyüp gitmiş sanki geçmiş zaman çöplüğünde.

    Kent ve yapı kültürü zengin ülkelerde, bir güzel restore edilip, müzeye, anıt binaya dönüştürülüyor, bir şekilde yaşatılıyor bu tip yapılar, gelecek nesillerin de tanıması için. Biz, bir binaya yapılabilecek en büyük kötülüğü yaptık, ayakta ölüme terk ettik onu, çok yazık.

    Utanıyorum, geçmek istemiyorum önünden. Artık, bir vefasızlık, kayıtsızlık, umursamazlık nankörlük ve utanç anıtı haline geldi, kübik bina.

    Beşikdüzü’nde arsa çok değerli ya. Pek yakında kaldırırlar bir utanç anıtı haline gelen o binayı ortadan, yeni arsa yaratmak için. Yerine de hiçbir mimari özelliği olmayan, estetikten uzak, kişiliksiz bir resmi bina kondururlar, görürsünüz.

    Son verirler utançlarına insanların.

 

    Bugün 25 Temmuz 2014, iş makinalarının altında diz çöktürülmüş bir dev gibi yatıyor, kübik binanın enkazı. Ard arda gelen damperli kamyonlar, beton parçaları ve demir çubuklar halinde taşıyor koca binadan artakalanları.

    Öyle anlaşılıyor ki bu ülkenin insanları Roma’nın, Floransa’nın, Sen Petersburg’un, Prag’ın... resimlerine bakıp iç geçirmeye, hayıflanmaya devam edecekler. Böyle giderse tarihi değeri olan yapıları, dış ülkelere gittiklerinde ve kartpostallarda görebilecekler ancak.

    Öldürün binaları, öldürün tarihin en canlı tanıklarını.

    Bunu hangi yüce amaç için yapıyor olursanız olun, siz o binayı değil, tarihi, yaşanmışlıkları ve anıları öldürüyorsunuz.

    Öldürün binaları, öldürün tarihin en canlı tanıklarını.

    Onların yerine diktiğiniz zevksiz, estetik yoksunu, ucube yapılar kısa sürede kendiliğinden ölecek nasılsa.

    NOT:1-Yazının 25 Temmuz 2014 tarihine kadar olan kısmı daha önce bir başka amaçla kaleme alınmıştı.

    NOT:2- Çok uğraştık yıkılmasın diye ancak, bu gün 26.07.2014; kübik bina artık yok.

Sitemizde

REKLAM YOKTUR.

Oğuz'lu iş yerlerinin

tanıtımı -ücretsiz- yapılır