MİMARLIK

         

            Bu sayfada, mimarlıkla iligili bilgi ve belgeleri bulacaksınız...

            Camimiz ,evlerimiz, çeşmelerimiz - kürnlerimiz, değirmenlerimiz...Beldemizdeki binalarımızın tarihi eser niteliğinde  olanları inceleyip, belgelemeyi hedefliyoruz.

             Merkez Cami' miz bunlardan biridir. Bu alanda yine Hasan Aydın destek verdi. Aşağıdaki bilgi ve fotografları sitemize kazandırdı. teşekkür ederiz.

              Çeşmeler ve değirmenleri Aysel BAKTIR hazırladı, sağolsun.

 

MERKEZ CAMİ

 

ESERİN ADI :BEŞİKDÜZÜ İLÇESİ

TÜRKELLİ BELDESİ MERKEZ CAMİ

            YAPIM YILI:1912   

            Bir Ermeni ustaya yaptırılmaya başlanmıştır. Beşikdüzü Camisi’ni de  aynı usta yapmış olmalıdır. Birinci Dünya Savaşı öncesi yaşanan olaylar nedeniyle usta inşaatı yarım bırakıp gitmiştir. Ustanın kalan ücreti köylü arasında toplanarak kendisine Trabzon’da teslim edilmiştir.

            GÖRÜNÜR ÖZELLİKLERİ :Yaklaşık kare bir alana oturan cami beldenin merkezinde , eski belediye binasının karşısında yer almaktadır. Dış Cephe özellikleri açısından Beşikdüzü merkez cami ile benzeşir.

            Dış cepheleri kör sivri kemerlerle hareketlendirilmiştir. Sağ beden duvarında 3 kör kemer içinde üstü sivri kemerli 2 şerden 6 adet pencere yer almaktadır.

           Sol beden duvarı kemer yerine payelerle bölünmüş ve her birine 2 şerden 6 adet sivri kemerli pencere yerleştirilmiştir.

            Giriş de aynı şekilde 2 kör kemer içinde 2 şerden 4 tane sivri kemerli pencerelerle hareketlendirilmiştir.

            Son cemaat yeri 4 sütun la desteklenerek 3 tavan göbeğiyle 3 e bölünmüştür. Ahşap bir tavana sahiptir. Geometrik desenli çubuklarla desteklenerek içice dik dörtgenlerle hareketlendirilmiştir.

            Giriş kapısı silmelerle profillendirilmiştir. Cami harimi yaklaşık kare biçime sahiptir.Mihrap nişi geometrik desenlerle bölümlere ayrılmıştır. Bölümler sırasıyla baklava dilimi, küçük niş modelleri, asma kandil motifi, bitkisel süsleme ve küreciklerden oluşur. Niş yaşmağında küçük geometrik desenli panolar, rozetler, çarkıfelek ve bitkisel sarmaşık motifleri vardır. Mihrabın iki yanında ikişerden 4 sütünce yer alır.

             Tavan ortadaki kubbe etrafında ay ve yıldızlardan oluşmuş ve köşelerde bitkisel desenlerin yer aldığı bir bordürle çevrelenmiştir. Kubbe ortasında ise eski yazının yer aldığı bir göbek vardır.

              Mahfil 4 sütün üzerine oturmaktadır. Kenarlarda geometrik desenli bir bordür boydan boya dolaştırılmıştır. Mahfil köşkünün  altında ise yarım daire şeklinde bitkisel süslemeli pano yer alır. Mahfil katında 4 ahşap sütun üzerinde yine geometrik desenli , bordürlü ahşap hatıl yerleştirilmiştir. Mahfil tavandaki süsleme ise sekizgen tavan göbeğinden oluşmuştur. Ortasındaki zig zag desenli süsleme ise ahşap işçiliklidir. Minber yenilenmiştir.

              2005 yılında caminin bazı yerlerinde onarım yapılmıştır. Çatı kısmında da onarım yapılacaktır. Mevcut kiremitler alınmış ama maddi imkansızlıklardan dolayı yapılamamıştır.

             Tarihi eserimiz olan camimizin onarım sırasından ve içinden bazı fotograflar...

 

   
           
ÇEŞMELERİMİZ

 

     Sevgili Arkadaşlar,

Grubumuza daha önce “Köyümden Bazı Manzaralar” adlı bir yazı göndermiş, bu yazımda “belki sizlerle anılarımızı paylaşırız” demiştim.

Sevgili arkadaşım Güler ve onun kayınvalidesi Ayşe teyzemiz (Garasanun Ayşe) sayesinde köyümüzdeki çeşme ve kürünlerin adlarını yazmaya başladık. Kardeşim Sinan da bizlere yardımcı oluyor ve bu çalışmanın ileride bir Türkelli Kültür Envanteri haline gelebileceğini söylüyor.

Tabii ben Viyana’da onlar Türkiye’de olduğu için internet üzerinden haberleşiyoruz. Sizlerle de öyle...Yalnız sizden bir ricam var. Bizim hatırlamadığımız ve belki yanlış yazdığımız adları bize iletmeniz. Belki kültür değerlerimizle ilgili fotoğraf da gönderebilirsiniz. Çalışmada bilgi veren ve bilgi aldığınız kişilerin adlarını da belirtmelisiniz.

Bizim çıkarttığımız tablo söyle...

Köyümüzde çeşmeler, kürünler ve pınarlar olmak üzere çok sayıda su kaynakları bulunuyor. Bunların kimileri yok edildi, kimileri yerlerinden söküldü ve kimileri ise yarı beline kadar toprakla kapandı. Suyu zamanla azalanlar temizlenmediği için artık kurudu. Mahalle aralarında olanlar ise yakınlara yapılan evlerin atık suları yüzünden artık kullanılamaz hale geldi.

Ama bu yapılar isimleri yaşamaktadır. Şimdi bu yazıyı okuyanlar mutlaka o isimleri hatırlayacak, hatta oradan su içmiş ise tadını damağında hissedecektir. Belki de yayık suyunun, çünkü yayık suyunun iyi tereyağı tutsun diye soğuk olması lazım, oradan alındığını anımsayacaktır. Kimbilir...

Acân Çeşmesi: Acak ailesinin evlerinin yakınındadır. Üzerinde bir yazıt bulunmaktadır. Suyu halen kullanılmaktadır. Sofuoglu Hacı Muhammed’in Kerimesi Sahib-ül Hayrat Zeynep Hanım tarafından yaptırılmıştır.

Araplı Çeşmesi: Araplı mahallesindedir.

Cennet Suyu: Hamit Tohumluk’un bahçesinde su gözü biçimindedir.

Cöngüllü Suyu: Meyti’nin yerindedir.

Çağlan Suyu: Efendûn Alaaddin tarafindan onartıldığı için günümüzde onun adıyla anılmaktadır. Sular yukarı kesimdeki Hamit Tohumluk’un yerlerinden gelmektedir.

DEMİRCİ (Demürçü) çeşmesi; Gebelli mahallesinde. Çağlayandaki (in gaşı) su deposunun kaynağını oluşturur.

Dimistarın Suyu: Olasılıkla Dimistar ailesi tarafından yaptırılmıştır.

Ellezli Çeşmesi: Türkelli’nin üst kesiminde, Ellezli adı verilen alanın kenarındadır.

Emingızının Kürünü:  Kendi yerlerinde

Fidirköyü Pinari: Hamit Tohumluk’un „Fidir köyü“ adlı bahcesindedir.

Fosulu Suları: Fosulugun evinin basındaki küründür, alt mahalledeki ise  Fosulu  cesmesidir..

Gadirağan Kürünü: Kadir Ağa’nın evinin önündedir. Kadir Ağa tarafından yaptırıldığı anlaşılmaktadır.

Garabuz: Rasullü yolu üzerindedir. Bugün halen tatlı ve soğuk suyu kullanılmaktadır.

Gayûn Suyu: Türkelli köyünün güneybatısında, Haalağzı (Ağıl Ağzı) denilen yerdedir. Olasılıkla Kayıoğlu ailesi tarafından yaptırılmıştır.

Gedikali: Güvende suyunun batısında, Garazeû ailesine ait Ali Bahçesi ile Ahmet Ali Gündüz ’ün bahçesinin altında, üstü açık taş yalak biçimindedir.

Gemici Kürünü; Helimgilin ordan ,Tahsin ipek sapağından Ethem Hoca’nın  evine giderken ırmak içindedir. Ne yazık ki yol inşaatı sırasında kapatılmıştır.

Göcepınar: Adı “gökçe pınar” anlamına gelmektedir. Aliefendi’nin bahçesindedir.

Güvende Kürünü: Briket ve betondan yapılan kürün içindeki suyu uzun yıllar kullanılmıştır. Türkelli’ye yerleşen ilk Türkmen grupların bu pınar çevresinde yerleştiği söylenmektedir. Günümüzde toprak altına yok edilmiş durumdadır.

İsinavuz Kürünleri: Birisi Bas mahalledeki  kapısında digeri ise Güvende’den gelip İsinhafızın kapısında kürün olup simdi yıkılan Sadırvan’a su vermistir.

İmancının Çeşmesi: Ellezli Mahallesindedir. Yol seviyesinin altında kalmıştır.

Palaklı Çeşmesi: Gebelli mahallesinde, Onbaşû (Onbaşıoğlu) evinin yanındadır.

Sali Suyu (Taşbaşı): Emürûgil‘in bahçesinin altındadır.

Sofûn Çeşmesi: Olasılıkla Sofuoğlu ailesi tarafından yaptırılmıştır. Ayvatli mahallesindedir. Günümüzde kurumuştur.

Belki bu çeşme ve kürünleri köyün, varsa bir planının üzerinde işaretlemek mümkün olabilir ve su andaki durumları kayıt altına alınabilir.

Köyümüzdeki çeşmelere, kaynaklara özen göstermemiz yerinde olur sanıyorum, çünkü aç kalabiliriz ama susuz kalmamiz mümkün değil. Günümüzde savaşlar ya petrol ya da su yüzünden çıktığını unutmamak gerekir.

Sularımızın kıymetini bilelim...

Sularınız bol olsun !!!

                                                                                       Gülsen (Garazenûn)

 

gecepınar çeşmesi karabuz çeşmesi kayuğun çeşmesi ellezli çeşmesi acak çeşmesi araplı çeşmesi
     
    palagu çeşmesi   çeşme kitabesi  
         
           
EVLERİMİZ

 

            Köyümüz Karadeniz köyü. Tipik bir orman köyü olarak kurulur. Ancak bu alanı inceleyecek mimar arkadaşlardan bilgiler bekliyoruz...

            Konu böylece bilimsel olabilir..

 

 
           

Sonraları gelişen anlayış ve uygulamaları  da anlatmayı görev sayıyoruz.

Yine de bilimsel incelemelerle doğru bilgilenebiliriz.

 

   
           
DEĞİRMENLER

                                                                                                                14 Mart 2008

     Değirmenler,

     Bugün Ören ve Türkelli köyleri arasındaki ırmak içinde yer alan değirmenlerin tamamı terkedilmiş durumdadır. Bu yapılar araba yollarının ve elektriğin olmadığı zamanlarda, insanlara ekmeklik un sağlayabilmek için neşe içinde durmadan çalışıyorlardı.

    Küçükken babaannemle (Aliefendinin Fadime) Mağara Değirmeni’ne gitmiştik. Karataşlardan yapılmış,  su ile dönen kocaman bir değirmen taşının, içerde döndürdüğü başka bir mekanizmanın ürkütücü görüntüsünü hatırlıyorum. Mısır taneleri un haline geliyordu, her yeri ince bir un tabakası kaplamıştı. Hayal meyal suyun sesi yüzünden bağırarak konuşulduğunu, değirmende çalışan adamın işine devam ederek bize bir şeyler söylediğini ve mısır  torbasını bırakarak çıktığımızı anımsıyorum.

     Tarladan toplanan mısır ya güneşte ya da fırında kurutulurdu. Dolayısıyla mısır unu “fırın darısı” ya da “gün darısı” diye ikiye ayrılır,  bu iki farklı un farklı yemeklerde kullanılırdı. Fırın darısından öğütülmüş olan un altın sarısı renkte, daha yoğun, daha güzel kokulu olurdu. Bu nedenle daha kıymetliydi.

     Gerçi hala köyümüzde mısır unu bulunuyor. Ekmek yapımında ve başka diğer şekillerde kullanılmaktadır.

     Eskilerinin söylediklerine göre, kıtlık zamanında mısırlar koçanıyla öğütülmüs ve ekmekler bu undan yapılmıstır.

     Değirmenlerin diğer bir işlevi de kendir sapının dövülüp liflerine ayrılması imiş. Eskiden hemen hemen her evde bir kendir dokuma tezgâhı bulunurmuş. Olgunlaşan kendirler toplanıp kendir imecileri tarafından soyulur , değirmene götürülür, suyun gücünden yararlanarak yapılan baska bir teşkilata bağlanan bir tokmakla (dibek)  kendir sapları dövülürmüş. Daha sonra kendirler kurutulur,  böylece elde edilen lifler eğeceklerde bükülerek ip haline getirilir ve bu iplerden keten kuması , urgan  yapılırmış. Herkes keten kumaşından yapılmıs gömlekler giyerlermis.

     Ayrıca  hasta olan kişiler değirmen deliğinden geçirilir, şifa bulacağına inanılırmış.

     Bugün yöremizde yer alan değirmen adları:

  Topalûn Değirmeni: Topaloğlu ailesine ait olduğu için bu adın verilmiş olması gerekir. Kendir dövme teskilatı vardır.

  Yılûn Değirmeni: Bu adın Yıloğlu olması gerekir. Ören köyü tarafındadır ve kendir dövme teşkilatı vardır.

  Hacıhafızın Değirmeni: Mağara değirmenin üst tarafındaydı.

  Mağara Değirmeni: Eskiden Terzinin Hasan Değirmeni diye de anılıyordu. 

  Tayibûn Değirmeni: Bu adın Tayyiboğlu olması gerekir. Ören köyü tarafındadır ve kendir dövme teşkilatı vardır.

  Mehmet Çavuş Değirmeni: Ören köyü tarafında yer almaktadır. Burada da kendir dövme teşkilatı vardır.

       Yine bizim hatırlamadığımız sizin bildiğiniz başka değirmen isimlerini yazabilirsiniz. Ayrıca elinizde varsa bizlerle fotoğrafları paylaşabilirsiniz.

       En çok makbule geçecek olan şey ise gerçek bir kendiri  döven  tokmağı bulmaktır. İleride hep birlikte yapmayı planladığımız müzemize böyle bir tokmak koymak çok hoş olacaktır.

      Sanıyorum halen eski evlerin çardaklarında kendir dokuma tezgâhları gibi eski aletler bulunuyordur. Belki bu tezgâhlarda onarılıp yine müzemizde sergilenebilir.

    Böyle bir çalışmanın ucundan herkesin tutması gerekir. Nasıl bir zamanlar köyümüzde imece usulü varsa ve halen bu sürüyorsa, aynı şekilde bu bilgi alışverişinde de imece yapabiliriz.

    Unlarınız bol, ekmekleriniz sıcak olsun !

 

Garazenûn Gülsen

 

           

 | anasayfa | belediye | tüyad | muhtarlıklar | müze projesi | halk kütüphanesi | türkelli kitabı |