|
ÇOCUK OYUNLARI
Daha çok köy merasında hayvan otlatan çocuklar arasında oynana
oyunlardır. Buna göre yöredeki oyun alanı, Türkelli’nün üst
kesimindeki Ütük adlı meradır.
Beş Taş
Oyunu:
Boru Çıkartmak:
Baharda yeni çıkan dalların kabuğunu helezon şeklinde kesip
çıkararak bunu kıvırıp borazana benzetilir. Kabuğun birbirine
tutturulması dikenler ile ağlanır. Daha sonra zil yapılıp bunun
başına takıldığında kalın ses çıkar. Bu ses uzaklardan duyulur.
Çizek Oyunu:
Sek sek diye bilinen bir oyun. Kiremit parçasını yere çizilen
alanlar içine kaydırarak oynanır.
Çamurdan
Araba Oyunu:
Çelik Oyunu:
Foruk
Fındık Oyunu:
Gıcıriik Oyunu:
Başı sivriltilmiş bir kazık yere çakılır.
Genç ve uzun bir ağaç
kesilerek tam ağırlık merkezine bir oyuk açılır ve yere çakılan
kazığın tepesi bu oyuğa sığacak şekilde inceltilir. Ayrıca tepesi
kolay dönsün diye yuvarlaklaştırılır. sonra üzerine yerleştirilir.
Bir kişi ağacın bir ucuna oturur. Diğer kişi ağacın diğer ucuna
abanır ve koşarak ağacı döndürür. Bu sırada çıkan gıcırtılar
nedeniyle oyuna “gıcıriik” denir. Daha iyi gıcırdasın diye kazığa ve
ağacın oyuğuna kömür sürülür. Bir süre sonra sürtünme nedeniyle
ortadan ikiye bölünen üstteki ağaç değiştirilerek oyun sürdürülür.
Golçak Yapımı:
Kendir ekildiği zamanlarda oynanırdı.
Kabak Yaprağından Düdük:
Büyük kabak yapraklarının sapından yapılan düdük.
Kayıncak:
Bir tahta üzerine binerek çimenlik bayır aşağı kayılır.
Körebe
Oyunu:
Kuyu
Oyunu:
Meyve ve Bostan Yeme Oyunu:
Çocukların hep birlikte meyve ağaçlarına çıkıp meyve yiyerek vakit
geçirmeleri bir oyun havasında olur. Bu oyun sırasında başkalarının
meyve ağaçlarına çıkılırdı. Ağaçlara çıkılmasın diye gövdeye diken (çort)
sarılırdı. Buna “goruk” denir. Aynı şekilde tarlalardan salatalık
(bostan) alınır ve paylaşılırdı.
Yüzme
: Sıcak günlerde gruplar halinde dereye yüzmeye gitmek de oyun
sayılır. Derelerin önü kesilerek yapılan göllerde yüzme bu oyuna
dahil edilebilir.
Mıras Oyunu:
Deniz kıyısında bulunan yuvarlak taşlar başka
taşlarla sürtülerek daha da yuvarlaklaştırılır, tereyağı ile
yağlanır. Buna “çay daşı mırası” denir. Belirli yerlerden çıkan daha
yumuşak taşlar yine sürtülerek yuvarlaklaştırılır. Buna “ehya mırası”
denir. Camdan misketlere “cam mırası” denir. Mıras oyununda düğmeler
(gopça) belirli aralıklarla dikine yere dizilirse, buna “gopça
oyunu” denir. Bu düğmelerden büyüklerine “lepdürmeç” denir. Çocuklar
bu oyun için evdeki giyim eşyalarının düğmelerini, beşik
dastarlarının düğmelerini çalarlar.
Pattavuç:
Kamıştan ya da içi boş dallardan yapılan aletle küçük meyve
çekirdekleri bir çubuk sokarak üfleyip uzağa fırlatılır.
Sapangaya:
Kendirden örülen 1 ya da 1,5 m uzunluğundaki bir
sicimin tam ortasında taş koyma yeri var. Taş koyulduktan sonra
sicimin iki ucunu tutup havada iyice çevirdikten sonra sicimin bir
ucunu bırakarak taş hızla fırlatılıyor.
Sapantaşı:
Çatal biçimli dal paçasının iki ucuna lastik bağlanarak yapılan
alet. Lastiklerin ortasındaki yere taş koyularak lastik gerdirilir
ve taş fırlatılır.
Sucukluk:
Kamıştan yapılan aletle su fışkırtmaya yarar.
Top
Oyunu:
Kesilen hayvanların idrar torbası (suluk) şişirilip dışına ip veya
bez parçaları sarılarak elde yapılan top ile oynanır.
Deynek
Tenme Oyunu: Çimenlik bir alanda ağu
çalısından yapılan deynekleri yere vurarak sektirme oyunudur. Oyunda
değneği en çok sektiren ve en uzağa fırlatan oyunu kazanır.
Zifir Oyunu:
Bu oyun için geniş bir çimenlik gereklidir. Ütük’de bu oyunun
oynandığı yere “Zifir Çimeni” denmiştir.
Zili Çıkartmak:
Baharda yeni çıkan ince dalların kabuğunu bütün olarak çıkartıp bir
ucunu ezerek ağızda öttürmeğe yarar.
Metin KILIÇ
|