TÜYAD' A ÖNERİLER

 

 

TÜYAD'DAN ÖNERİLER

 

             

         Tüm TÜRKELLİ' lilere merhaba,

         Türkelli Derneği Yönetimine öneri ve dilekleriniz için açılan bu sayfada, yazılarınızı yayınlamak için, posta gönderiniz. Derneğe öneriler yazarken, olumlu çalışmalarında teşekkür etmek duygu sıcaklığını geliştirir, çalışma şevkini güçlendirir.

        Dernek yönetiminin de önerileri, üyelerden beklentileri olabilir. Bu sayfa dernek yönetiminin öneri ve beklentilerini de bulabilirisniz..

        Dernek yönetiminden, her şeyi yapabilir diye beklememek gerekir. Yapabilecekleri ve Türkelli genel sorunlarını, gurbetçilerin sorunlarını dile getiren  düşünceler olmalıdır. Olumlu olanlar bizleri bir arada tutacaktır. Bir tencereden sürekli alınırsa içi boşalır. Oysa, katkı da sunmak tencerenin sürekliliğini sağlar.

        Dernek ile bağlarınızı geliştiriniz. Derneğin çalışmalarının daha da ilerlemesi, geliştirilmesi ve olumlulaştırılması her üyenin hem isteği olmalıdır hem de aynı zamanda görevidir. Çeşitli olumsuzluklar, yaşanan kırgınlılar kan davasına asla dönüşmemeli ve sürmemelidir.

        Çok önemli saydığımız bir konu da şudur : Eleştirilerin yeri dernek genel kuruludur. Genel kurulda  söyleyince, dışarda konuşmaya gerek kalmaz ve  bizi dedikodulardan uzak tutar.

        GÜZELLİKLE                                                                             turkelli.com

 

           
 

      Merhaba GENÇLER;

      Bu  sevdiğim sözcüklerdendir. Yaşımızı değil sevgimizi, yüzümüzdeki kırışıklıkları değil yüreğimizin büyüklüğünü, yorulduğumuzu değil birikimlerimizi ve uzanabildiğimiz / tutabildiğimiz  ellerin sayısını gösterir.
      Merhaba GENÇLER; Sağolun, iyi ki varsınız.

      Postalarınızı okudum tabi.  Güzel dediklerim oldu, şurası şöyle olsa diye düşündüklerim de. Böyle olacak tabi. Her biriniz her şeyinizle farklısınız. Farklılıklarınız güzellikleri oluşturuyor. Sağolun. Sonuna dek konuşun ama kimsenin özeline dokunmadan. Haklara saygıyı ertelemeden.

      Farklı olmayan tek özelliğimiz var: TÜRKELLİ
      İşte bu alanda birlikteyiz. Sevgimizle, yüreğimizle, brikimimizle birlikteyiz. Olabildiğince de moral değerlerimizi birbirimize ekleyerek çoğalacağız. Çoğalarak da TÜRKELLİ SERGİMİZE ...ulaşacağız. İnanınız çok keyifli olacak o gün. Sanat insanların duygularını eğitir, sert kenarlarını zımparalar ve bir arada yaşamalarını geliştirir. Bakmayın siz dünyadaki savaşlara, beyinleri aç, yürekleri aç, elleri aç olanların hasta tutkularının çıkar kavgalarıdır. Onlar gidecek bu evrenden, SANAT KALACAK.
     -Fotograf çekmeye devam edin GENÇLER.
     -Türkülerinizi söyleyin mutlka...
     -Horon oynayın yerli / yersiz...
     -Birbirinize gülümseyerek bakmayı da azımsamayın haaa...
 
     İşte postalarınızı okudukça bunları düşündüm.
     Sergimize katılmayı istemeyenlerin olması da çok doğal. Fotograf Sergisine katılma cesareti olanlar, bundan keyif alanlar zaten sergide. Herkesten aynı davranış, ilgi ya da beceriyi beklemeye gerek yok. Hatta bazılarının haberi bile olmamıştir. Haberi olmayanlar da ilerdeki yıllarda katılırlar. Bu sergiye katılanlar çok önemli bir iş başardıklarını sergilerin sonunda göreceklerdir, şimdi anlaşılmaz.
 
     Son bir konuyu da aydınlatmak görevim var, yazayım: Bu sergi Tüyad a danışılmadı diye bir sitem okudum postalarda. Bunu açıklamalıyım:
     ...turkelli.com türkelliyi temsil ediyor, hiç ayırım yapmadan ve kendini türkelliden sayan herkese  de danışır, sorar, fikir alır, bilgi alır, iş yapar, çalışır, bilgi verir, güç alır-verir. Bunlardan beslenir kısaca...TÜYAD yönetimindeki tüm arakadaşlar da sergi olacağını biliyorlardı.( Tartışmaya neden olmamak için isim vermiyorum ) Bir Bşk. Yrd. arkadaşımız ben de katılmak istiyorum dediğinde, katılma süresi dolmuştu. Yoksa katılmış olacaktı.  Kısaca söylenenler gerçek değildir, sergimize katılmamak için bahanedir, zaten bahanenin ne olduğunu yakında öğreniriz.
     Öğrensek de farketmez,  TÜYAD'ı desteklemeyi sürdüreceğiz. TÜYAD gecesi yapılırken yönetime armağan ettiğim  iki tablo nun yanında şu anda dernek lokali duvarlarında 10 tane Türkelli  fotografımın olması mutluluktur - keyiftir...

     Böyle küçük işler yerine fotograf çekmeye devam edin arkadaşlar.  Böyle küçük işlerle hatta muhatap olmayın. Neden mi?  Arkası küs gelir. Merhaba dediğiniz insanlarla, yüzyüze geleceğiniz insanlarla küs durulmaz...

     İyi ki derneğimiz var, Tüyad'ı kuranlar sağolsunlar...

 
    Sizler sergimize davet edeceğiniz insanlarla nasıl buluşup geleceğinizi planlamaya başlayınız.
 
   GÜZELLİKLE                                                    turkelli.com
 
           
 

    Merhaba

    Aşağıdaki mailde  Refik Bey derneğe saldırdığımdan söz ediyor. Oysa tam aksine, ben TÜYAD a sahip çıkıyorum; sürekli derneğin adını anıyorum, "bizim bir derneğimiz var" diyorum, herkese bunu tekrar tekrar hatırlatıyorum.
 
    Bu dernek kimin derneği? Türkelli'nin derneği. Yani bizim. Sergi kimin sergisi? O da Türkelli'nin. Yani o da bizim.
 
    TÜYAD'ın bu sergiye açık vermesi, aramızda ayrımcılık yapmaması, çağrılarımıza kulak vermesi, sessiz kalmaması, bünyesindeki üyeleri seferber etmesi, elinden geleni yapması ve sonuçta başkası tarafından da başlatılmış olsa olayı sahiplenmesi DERNEĞİ GÜÇLENDİRİR, SAYGIN BİR YERE TAŞIR, ADINI DUYURUR, BİZLERİN DE KATILIMINI SAĞLAR...
 
    Bu daha ne kadar açık ifade edilebilir bilmiyorum... Eğer bu bir saldırıysa diyecek hiçbirşey bulamıyorum. Bravo diyorum.
 
    Bu nedenlerle, eğer TÜYAD kendi girmek istemiyorsa, tabi bu olayın içine çekilmek zorundadır. 
 
    Bugün 2 Mayıs. 15 Mayıs'da katalog baskıya giriyor. 13 gün kaldı. TÜYAD bu katalogda yerini almalıdır. Almak zorundadır. Yönem Kurulu'nu bir kere daha ve bir kere daha ve bir kere daha düşünmeye davet ediyorum.
 
Saygı ve sevgilerimle                                   Garezenûn Sinan

 

           
 

  selam refik abi,

herkes kişisel olarak kendisi birşeyler yapmaya çalışıyor.ist merkezli bir dernek var.bu işlerle ilgilenen kişilerde ağırlıklı olarak ist'da....orada derneği hiçe sayarak birşeyler yapmaya çalışıyorlar.derneğin çatısı altında olmuş olsa herkes iştirak etse daha iyi olmaz mı?ondan sonrada birlik beraberlikten söz ediyorlar..hani nerede birlik beraberlik.biz birşey yazdığımız zaman siyaset yapmayın diyorlar...ama kendileri yaparken bir şey yok...almışlar sazı ellerine .........neyse, ondan sonra karşı tarafa şuç buluyorlar..ben buna karşıyım....sevgi ve saygılar.,dernek olarak en iyisini yapıyorsunuz.

temcit pilavı gibi aynı şeyleri tekrarlayıp duruyorsunuz.yönetim olarak karar almışlar.saygı duymak gerekir.şu anda böyle bir karar almışlar.belki yarın değiştirecekler.sürekli aynı şeyleri tartışmaya gerek var mı?böyle polemikler milleti birbirinden soğutur.dernek kendi prensiplerine göre doğrusunu yapıyor.niçin diye sorarsanız kişiler kendileri bir organizasyon düzenlemiş....derneğin dışında ondan sonrda destek isteniyor.bu gibi işler dernek çatısı altında olur.kişi bazında değil.belediyenin kapanması olayı içinde şimdiye kadar neredeydiniz...bu olay iki seneden beri vardı.niçin gerekli önlemler alınmadı...bırakın bu işleri....tüyadı kişisel olarak destekliyorum.birlik ve beraberlikten söz edip kendinizle çelişmeyin...bu dernek boşuna mı kuruldu?                         ceranu mehmet

 

           
From: r.n.o.e@hotmail.com
To: turkelli@googlegroups.com
Subject: [turkelli] Re: Merhaba
Date: Mon, 5 May 2008 09:07:45 +0300

Saygıdeğer Grup üyeleri ;
 
Bundan böyle bu gruba TÜYAD la alakalı yazı yazmayacağım ve okumayacağım.Dernekle alakalı sorusu yada isteği olan lütfen mail aracılığı yada telefonla bana ulaşsınlar.
Saygı ve sevgiyle kalın.
 
refik.yilmaz@turktelekom.com.tr
 
05055065777
02166321406
02165552364
05323376540
 
           

    TÜyad adına cevap veren Refik beye,
 
    Aynı seyi benim size söylemem gerekiyor, ya siz benim yazdıklarımı okumuyor ya da anlamak istemiyorsunuz.
Yazdıklarımı okursanız, "Tuyad zaten ne yapıyor kı", diye birsey yazmadım . Benim cümlemden siz onu cıkardıysanız bu sizin sorununuz.
Benim söylemek istediğim, Türkiye'de genellikle dernek lokallerinin kahve gibi kullanıldığıdır. Bunu sizde cok iyi biliyorsunuz.
Anlamadığım sizin deyimizle dernek lokali daha önce ahır gibi ise, daha önce oraya gelen o kadar insan  hicbirsey dememis mi?
Bu konuda sizden önce ki yönetimi de dinlemek isterdim.
Sonuc olarak herkesin haklı olduğu nedenleri vardır bu da cok normaldır aslında.
Ayrıca Belediye ile kendisinizi niye kıyaslıyorsunuz? Herkes biliyor ki hükümetin bir takım hesapları yüzünden ayrıca köylerin karsılıklı anlasma problemleri oldugundan sadece bizim belediye değil, bircok belediye bundan etkilenmistir ve bu karar hala tartısma konusudur.
Yazdığınız calısmalar için sizi kutlarım ama cözümlerin geçici olduğunun farkında değil misiniz? Tasıma suyla ne kadar dönecek bu değirmen? Daha kalıcı calısmalar için beraberlik daha iyi değil mi?
Haricten gazel okuduğumu yazmıssınız, neden bundan rahatsız oluyorsunuz? Bakın bu vesile ile derneğin calışmalarından haberdar oluyoruz. Ya biz böyle haricten gazel okumak zorunda kalacağız sizden haber almak için, ya da siz neler yaptığınız anlatacaksınız ki bizde yapılan calısmalardan haberdar olacagız.
Yoo öyle yazmayacağım, gelmeyeceğim yok. Madem tüzel bir kurulus olarak Türkelli'yi temsil etme misyonunuz var, bunu sonuna kadar yapacaksınız. Size sorulmadı diye problem yaptığınız sergiyi " neden bize sorulmadı?" diye sorgulamanız gerekir ki herkes meydanı bos bulmasın. 
Ayrıca sergiye sahip cıkarak, yani sergiye gelerek, yeri geldiğinde bu problemleri konusarak derneğin kurulus amacına daha uygun davranmıs olacaksınız.
Yoksa simdiden o istemediğiniz bölünmeyi devam ettirmis, körüklemis olacaksınız.
 
saygılar                                Gülsen (Garazenü)

 

           
 

    aysel hanım
 
    siz ya yazdıklarımı okumuyor yada okuduklarınızı işinize geldiği gibi yorumlayarak siyaset yapıyorsunuz.ben sıkıntılarımı size anlattım.Dernek faaliyetlerini şahıslar yürütürse ve biz dernek olarak buna müsaade edersek burası bölünür ve dağılır tıpkı belediyede olduğu gibi.Bakın kendiniz söylediniz fakir öğrencilere burs veren grup diye, soruyorum size etikmi...anlatmak istediğim bu işte,her şahıs ayrı bir grup kurup ayrı faaliyetleri gösterecekse nerde dernek,nerde birlik beraberlik.siz aysel baktır olarak ben refik yılmaz olarak derneğin görev tanımı içinde olan bir organizasyonu yapmamalıyız diyorum.ha siz yapıyomusunuz buyrun yapın kolay gelsin ama aysel baktır istedi diye TÜYAD bu organizasyonda yer almaz alamaz.alırsa yönetimi TÜYAD a ihanet etmiş olur.TÜYAD ZATEN NE YAPIYORKİ KAHVE OLARAK KULLANDIKLARI BİR LOKAL VAR O KADAR diyorsunuz bunu sizmi tespit ettiniz yoksa bir başkasının ağzıylamı konuşuyosunuz.Derneğin burada yaşayan bütün köylülere hizmeti var. maddi yada manevi ne gerekiyorsa yapıyor.Son bir yıl içinde kaç fakire kumanya dağıtıldığını biliyomusunuz,kaç fakire para yardımı yapıldığını biliyomusunuz,kaç fakire yakacak yardımı yapıldığını biliyomusunuz,cep telefon mesaj servisi kurularak bütün üyelere köyde olan herşeyi mesaj aracılığıyla bildfirildiğini biliyomusunuz,dernekj lokalini ahır bir vaziyette teslim alıp şimdi insanların eşlerini dahi getirip oturabileceği içinde iki adet bilgisayarı,sınırsız interneti olan mini bir int.salonunun olduğunu biliyomusunuz,bir folklor ekibinin bir kolbastı ekibinin kurularak gerektiğinde canlı yayınlara katılarak beğeniyle izlenip köyün tanıtımına fayda sağladığını biliyomusunuz,herşeyden önemlisi üyelerinin birçoğunun özveriyle derneklerine sahip çıktığını biliyomusunuz.AYSEL HANIM HARİÇTEN GAZELE GEREK YOKTUR.TÜYAD TÜRKELLİ KÖYÜNÜN ŞU ANDA TEK TÜZEL KİŞİLİĞİDİR.HERKESİN SAYGI DUYMASI GEREKEN BİR RESMİ KURUMUDUR.
SON SÖZ:Tekrar söylüyorum bu konuda birdaha yazmak istemiyorum.TÜYAD bu organizasyonda yer almayacak.Size üstlendiğiniz misyonda başarılar dilerim.
 
  SAYGILARIMLA                                    
refik yılmaz

 

           
 

   Sayın Refik Kardesim,
 
    Size sahsı olarak aldığım herhangi bir tavır yoktur. Hatta sizi cok yürekli de bulduğumu söylemeliyim. Sizde seçilerek geldiğiniz bir yerde söylediğiniz gibi yönetim kurulunun aldığı kararlara bağlısınız.
Mailinizde kabul ettiğiniz gibi derneğinde içinde  olması gereken bir kültür etkinliği başlatılmıstır. Ben inanıyorum ki burda sizi dernek olarak dıslamak gibi bir niyet yoktur. Cünkü kültür faaliyetleri insanları, kurulusları zaten biraraya getiren islerdir. Bunu Ali yapmıstır ya da Veli yapmıstır bir önemi yok, asıl olan yapılan istir.
Eğer sizin söylediğiniz gibi dernek dısarda bırakılarak özellikle bir is kotarılmaya calısılıyorsa neden derneğe burdan çağrı yapıyoruz, hic düsündünüz mü?
Neden ille de dernek böyle bir isi düsünüp yapmak zorunda ki?
Böyle konularda neden derneğin fikri alınsın ki? Derneğin faaliyetleri içinde olması gereken bir etkinliği dernek düsünemiyorsa,seçilen insanlara bir bakmak lazım değil mi?
Sizden önce davranan etkin kisiler vardır ve siz bunların düsüncesi ne olursa olsun, köyümüzün geleceği için daha genis bir perspektiften bakarak sahiplenip en azından dıolog içinde olmalısınız. Ben bu faaliyeti sizin gibi, sahsı baslatılmıs bir is olarak zaten algılamıyorum. Cünkü sahsı baslatılan işlerde İMECE cağrısı yapılmaz.
Ayrıca Şakir Sağlam tüm sanat yaşamında, konusmalarında,kısaca heryerde kendi köyünü ön plana cıkartan bunu da cok bilincli yapan biridir. Onun bize değil  köy olarak bizim ona ihtiyacımız var. Sanatcı olarak anıldığında Trabzon-Türkelli geçmektedir. Hatta bunu T-sanat Atölyesi diyerek vurgulamaktadır. Biz kendi sanatcımıza neden sahip cıkmıyoruz, o insan tutup o kadar işinin arasında bir de bu işi kotarmaya çalışıyor, sevinmemiz destek olmamız, işin ucundan tutmamız gerekmez mi?.
Birlik olmak gerekiyor Refik bey! Dünyamız bölünerek yönetilen kücücük köylere dönüstü. Başkasının oyuncağı olmaya ne gerek var? Bizim kişiliğimiz yok mu?
Bu politikalar kardesi kardese düşürmedi mi, bizi birbirimizle düsman yapmadı mı?
Bize hap gibi verilen, tek taraflı bilgilerle bombardımana uğruyoruz, muhalif olan hic bir seyi kaldıramıyoruz. Bence muhalif görüs bizi gelistirir, daha iyi olmamızı sağlar. Demokrasi de böyle birsey aslında.
Burada size saldırı filan yoktur. Sadece ne zaman, nerede ve  nasıl bir insiyatif alınırsa ilerisi için daha iyi olur kaygısını tasıyan  bir grup üyesinin  düsünceleri vardır. Yoksa bütün bunlarla neden uğrasalım, bizim başka isimiz gücümüz yok mu sanıyorsunuz?
Ayrıca "fakir öğrencilere burs veren bir insiyatif" olduğunu biliyorum. Bunun dernekle bir alakası da bildiğim kadarı ile yok.
Siz derneğin tüm köyü çocukları, gencleri, yaslıları, kadınları ile kucakladığını  mı sanıyorsunuz? Bence sadece İstanbul'da dernek lokali olarak erkeklerin bir araya geldiği bir kahve olarak varlığınızı sürdürüyorsunuz.
Dernek adına mailime cevap verdiğiniz için cok tesekkür ederim. Sizin dioloğa acık biri olduğunuz düsünüyorum. Umarım gerekeni yapmak için çok geç kalmazsınız. İyi dilekleriniz içinde ayrıca tesekkür ederim. Mutlaka sergi açılısına gelmelisiniz.
Selamlar                                                                             Gülsen (Garazenü)

 

           
 

   aysel hanım, lütfen yazdıklarımı iyi okuyun ve ALLAH aşkına objektif değerlendirin.Çünkü bana karşı önyargılı olduğunuzu düşünüyorum.Ben Türkelli derneğinin 9 kişilik yönetiminin bir üyesi ve yönetim kurulu başkanıyım.Bilindiği üzere burası bir tüzel kişilik ve kendi içinde bir görev tanımı ve hakları var.Ben yada bir başkası eğer bu tüzel kişilği yönetiyorsa buranın haklarını korumakla mükelleftir.Buraya kadar anlaştık umarım.
 Bizim derneğimiz yardımlaşma ve kültür derneğidir.Elinden geldiği,gücünün yettiği kadar bu faaliyetleri yerine getirmektedir,genelde dar gelirli üyeler topluluğundan oluştuğu için bu faaliyetleri yapmak oldukça zordur.Ancak şartlar ne olursa olsun eğer derneğimizi yaşatmayı belediye gibi avuçlarımızın içinden kayıp gitmesine seyirci olmayı istemiyorsak derneğimizin görev tanımlarına ve haklarına sahip çıkmalıyız.
  Resim sergisi bir kültür faaliyetidir,yani derneğin görev tanımının tam içinde yer almaktadır.Dolayısıyla bu faaliyeti dernek adı altında gerçekleştirmek gerekir.Ancak bu konuda derneğin hiçbir fikri alınmamıştır,bu olayı sayın şakir sağlam şahsi olarak başlatmış sizin gibi değerli insanlarda desteklemiştir.yani dernek pasifize edilmeye çalışılmıştır.
  Yarın siz yada bir başkası üçbeş kişiyle bir grup kurup köyün fakirleri için bir oluşum kursa,bir başka grup emekliler için bir oluşum kursa, başka bir grup şoförler için bir oluşum kursa,soruyorum size bu tüzel kişilğin ne anlamı kalır.Doğru olan derneğin faaliyet tanımında olan bir organizasyon dernek yönetimiyle paylaşılır,dernek maddi yada manevi bunu destekler yine faaliyeti gerçekleştiren kişi yada kişiler en üst seviyede onore edilirler.
  Siz ve sayın sinan kılıç bu platformda zaman zaman dernek yönetimine saldırıyosunuz.farkındaysanız hiçbirine cevap vermedim ama yazdıklarınız derneği yaralamaya başladı.GERÇEKTEN KÖYÜNÜZÜN DEĞERLERİNE SAHİP ÇIKMAKTA SAMİMİ İSENİZ KÖYÜNÜZE AİT OLAN DERNEĞİNİZEDE SAHİP ÇIKIN.
  SONUÇ OLARAK ŞAHSİ OLARAK BAŞLATILAN HİÇBİR FAALİYETE DERNEK YÖNETİMİ OLARAK DESTEK VERMİYORUZ.YUKARDADA AÇIKLADIĞIM GİBİ BU BİZİM BİREYSEL KARARIMIZ DEĞİL TAMAMEN DERNEĞİ, KORUMA ADINA ALINMIŞ BİR KARARDIR.
  Şahsi olarak başlatılan faaliyetiniz İNŞALLAH umduğunuzdan daha başarılı olur.Refik YILMAZ olarak bunu yürekten temenni ediyorum
   SAYGILARIMLA
 

           
 

        Sevgili Grup Üyeleri,

        Buradaki derneklerde Türkiyedeki gibi cesitli amaclar icin kurulmaktadir ve belli araliklarla da genel kurullari olmaktadir. Bu genel kurullarda, yapilan calismalar ve bütce gözden gecirilip dernek üyelerine hesap verilir.

Faaliyetler daha önce planlandiklari ve bunlar hakkinda raporlarda yazildigi icin hersey cok aciktir.
Dernekler iyi calistigi zaman önemli bir acigi kapatmaktadir. Ama iyi calisirlarsa....
Örnegin bizim köyümüzünde bir dernegi vardir ve yanilmiyorsam adi da
 'Türkelli küyünü Kalkindirma ve Güzellestirme' derneğidir.
            Bende cok önceden derneğe üye olmustum, ancak kendilerinden  bu zaman zarfi icinde herhangi bir haber alamadim. Ta ki sergi dolayisi ile yazismaya basladigimizda, sesimiz ciktiginda dernek yöneticilerinin dikkatini cekmiş, üyeligimiz ve ödemedigimiz aidatlar yeri ve zamani olmamasina karsin bize hatirlatilmistir.
Halbuki sergi calismalarinin basladigi ve herkesin bu IMECE' deki katkilarini saptamaya calisirken yapilan bu hareketin seviyesinin degerlendirmesini size birakiyorum.Ayrıca faaliyetlerinden haberdar edilmediğim bir dernek söz konusudur.
Gecende maillerimde de yazdim. Herseyin bir yeri ve zamani vardir. Günümüzde insanlar arasi sicak dialoglarin disinda elektronik ortamlarda da diolag kurmak mümkündür ama bunun bile kurali ve sinirlari vardir.
Ama benim yeğlediğim her zaman birebir insan dialogudur. Insani görürsün, konusurken sesini, vucut diline bakarsin , sözleriyle bir bütün olup olmadigi hissedersin. Halbuki burada yazilanlarin iceriğini anlamak eğer o insani cok tanimiyorsan sadece kelimelerin anlamlarindan cikardiklarindir.
       Bunlarla nereye gelmek istiyorum. Cogunuzu tanimiyorum fakat sizi burada yazdiginiz maillerden tanimaya calisiyorum. Ama sunu biliyorum ki ayni köyden gelmek ortak değerlerimizin olmasi, köyümüzü sevmek ve köyümüz icin birsey yapmak ORTAK RUH icin yeterli olabilir, olmalidir.Bu bağlamda adi KALKINMA VE GÜZELLESTIRME olan bir derneğin sessiz ve beklemede kalmasinin anlami nedir? Bu nasil bir dialog ve nasil bir hizmettir? Bir problemleri varsa neden burada bunu belirtmemektedirler?
      Hersey para değildir, önemli olan niyettir. Eğer kendilerini geri cekip 'bakalim ne olacak'diye düsünüyorlarsa, sunu bilmelidirler ki serginin  cok ses getireceğini yakında olayın bizden çıkacağını şimdiden size söyleyebilirim. 
Dernek olarak böyle bir projeyi desteklememeleri, ilgi göstermemelerini nasıl değerlendirmek gerekiyor,  neyi paylasamiyoruz ki?
     Eğer birseyler yolunda gitmemisse bunun nedenini kendimize sormamiz gerekir, baskalarini suclamak isin en kolay yanidir ve bu davranıştan hiçbirsey öğrenmemiz mümkün değildir.
Olumlu ve yapici davranislar, art niyetsiz uzlasma platformlari bizi  ilerletir. Kimsenin düsünceleri, görüntüsü değil burda söz konusu olan.. Burada söz konusu olan ve yeri gelince  'cok seviyoruz, yanip tutusuyoruz, hiç kimse birsey yapmıyor' dediğimiz  köyümüz icin birseyler yapmak, değerlerini korumak, örf adetlerini gelecek nesillere sağlikli bir sekilde aktarmak, sularini hala soğuk ve temiz kalmasini sağlamak, derelerini cöpten kurtarmak, yine tatli misir ekmeğini karalahanasini yemek, üzümlerinin, armutlarinin cesitliliğini kaybetmemek...
Arkadaslar kendimize gelelim. Bu sergi bir ilk ama böyle calismalarin sonuncusu değil. Biz kücük köyümüzü dünyaya acmak istiyoruz. Bunun icin hayal gücü lazim, hayallarinizi zorlayin.
Gördüğünüz hersey daha önce insanlar tarafindan hayal edilmis, düşünülmüş seylerdir. Kendinize inaniniz ve kendinizi seviniz o zaman burada yazdiklarimi bir ablanin, bir kardesin yazdiklari olarak değerlendireceksiniz ve hedefe kilitleneceksiniz.
sevgilerle...                                                                          
Gülsen (garazenu)
 
 
 
           

 

     Merhaba,

     Sergi üzerine yazılmış olan Fevzi Çakmak ile Orhan Özdemir beyefendilerin millerini tekrar okunması için aşağıya ekliyorum. Sayın Çakmak, sergiye katılırken benim de sahip oluğum duyguları aynen anlatmış. Sanırım sergiye katılırken hepimiz böyle düşündük. Köyümüzle ilgili birşeyleri birbirimizle paylaşmak istedik. Evet... TÜYAD bu işe destek olsa da olmasa da biz bunu yapacağız..

     Sevgili Orhan Özdemir ise yazdığı cümlelerle sergiye büyük destek vermiş oldu. Kendisine şükranlarımı sunuyorum.

     Aynı sözleri şu anki TÜYAD yönetiminin de söylemesini beklerdim. Ancak yönetim kurulu başkanı, gruba yolladığı mail ile derneğin bu sergiye destek olmayacağını açıkladı. Bunun Yönetim Kurulu kararı olup olmadığı anlaşılmıyor. Yine de çok yazık, Türkelli'nin tek sivil toplum örgütü hep birlikte birşey yapma isteğimizi geri çevirmeyi seçiyor. Nedeni ise, yazıldığına göre, sergiyi organize eden Şakir Sağlam'ın kendilerine önceden danışmaması. Şunları da söylüyorlar: Böyle organizasyonları dernek yaparmış... Yoksa bireysel çalışmalarmış... Dernek bireysel çalışmalara destek vermek zorunda değilmiş... vs. vs.

     Hakan Dişli kardeşim de, Mehmet Yılmaz beyefendi de, derneğin bugünkü yönetim kurulu başkanı da gönderdikleri maillerde TÜYAD'a ve kararına saygı istiyorlar.

     Ben, Türkelli nüfusuna kayıtlı biri olarak böyle bir karara saygı duyamayacağımı belirtmek isterim. Birlik ve beraberliğimiz için çok ihtiyaç duyduğumuz ortak ruhu yakalamak istemedikleri ve bu imeceye katılmayı red ettikleri için, eğer Yönetim Kurulu'nun böyle bir kararı varsa bunu esefle karşıladığımı ve kınadığımı burada sizlerle paylaşmak istiyorum. Eğer bu Yönetim Kurulu Başkanı'nın şahsi kararı ise kendisine bizim köyün deyişi ile 'Allah sağa akıl versin!' diyorum.

    Saygı ve sevgilerimle                                             Garazenûn Sinan

 

           

   

    Sayın gurup üyeleri

    Yazmış olduğunuz yazıları üzülerek okudum ve devamlı kısır çekişmelerinizi takip ediyorum.
Bunlar boş şeyler. Biz bu işe amatörce başladık gurbetteki hemşerilerimiz köyden haber alsın mevsimlerden haberi olsun diye fotoğraflar çektik gönderdik biriken bu fotolar bir yekün teşkil etti bunlar siteye atıldı herkes görsün hasret gidersindi amaç benim aşağı yukarı yüz elli adet civarında resimim vardır sitede.
        BENİM NE MECBURİYETİM VARDI DA BEN O FOTOLARI ÇEKTİM gönderdim sadece siz gurbette olanlar hasret gidersin diye. Bir zamanlar bende gurbetçiydim onun acısını çekiyordum.Şimdi o işi yapmayı ben gönüllü üslendim sizden bir karşılık beklemiyoruz.
Bu iş yani sergi de fikir olarak karşımıza çıktı bunu yapacağız ister dernek katılsın ister katılmasın.Herkese sayğılar ve sevgiler.

                                                          ÇAKMUĞUN Fevzi

 

           

                                                           3 May 2008 10:17:47 +0200

    TÜYAD adına cevap veren Refik beye,
 
    Aynı seyi benim size söylemem gerekiyor, ya siz benim yazdıklarımı okumuyor ya da anlamak istemiyorsunuz.
Yazdıklarımı okursanız, "Tuyad zaten ne yapıyor kı", diye birsey yazmadım . Benim cümlemden siz onu cıkardıysanız bu sizin sorununuz.
    Benim söylemek istediğim, Türkiye'de genellikle dernek lokallerinin kahve gibi kullanıldığıdır. Bunu sizde cok iyi biliyorsunuz. Anlamadığım sizin deyimizle dernek lokali daha önce ahır gibi ise, daha önce oraya gelen o kadar insan  hicbirsey dememis mi?
    Bu konuda sizden önce ki yönetimi de dinlemek isterdim. Sonuc olarak herkesin haklı olduğu nedenleri vardır bu da cok normaldır aslında. Ayrıca Belediye ile kendisinizi niye kıyaslıyorsunuz? Herkes biliyor ki hükümetin bir takım hesapları yüzünden ayrıca köylerin karsılıklı anlasma problemleri oldugundan sadece bizim belediye değil, bircok belediye bundan etkilenmistir ve bu karar hala tartısma konusudur.
    Yazdığınız calısmalar için sizi kutlarım ama cözümlerin geçici olduğunun farkında değil misiniz? Tasıma suyla ne kadar dönecek bu değirmen? Daha kalıcı calısmalar için beraberlik daha iyi değil mi?
     Haricten gazel okuduğumu yazmıssınız, neden bundan rahatsız oluyorsunuz? Bakın bu vesile ile derneğin calışmalarından haberdar oluyoruz. Ya biz böyle haricten gazel okumak zorunda kalacağız sizden haber almak için, ya da siz neler yaptığınız anlatacaksınız ki bizde yapılan calısmalardan haberdar olacagız. Yoo öyle yazmayacağım, gelmeyeceğim yok. Madem tüzel bir kurulus olarak Türkelli'yi temsil etme misyonunuz var, bunu sonuna kadar yapacaksınız. Size sorulmadı diye problem yaptığınız sergiyi " neden bize sorulmadı?" diye sorgulamanız gerekir ki herkes meydanı bos bulmasın. 
     Ayrıca sergiye sahip cıkarak, yani sergiye gelerek, yeri geldiğinde bu problemleri konusarak derneğin kurulus amacına daha uygun davranmıs olacaksınız. Yoksa simdiden o istemediğiniz bölünmeyi devam ettirmis, körüklemis olacaksınız.
 
    Saygılar                                                                  Gülsen (Garazenü)


 
           
 

   Sevgili Grup Üyeleri,
 
   Ben ümidimi hala koruyorum. Hele böyle destekleyici mailler aldıktan sonra, bence bu isi hep birlikte cözeceğiz. Cünkü bu isler duyarlılık ve sag duyu istiyor. Bizde öyle olmaya caba gösteriyoruz. 
    Bakın bu platformda dünyanın her yerindeki arkadaslarımızla aynı gün düsüncelerimizi paylasabiliyoruz.
    Gecmis gecmiste kaldı ve geleceğin ne olacağı bilinmiyor, o yüzden su an bizim için önemli. Burası hesaplasmaların yeri değil. Böyle düsünenler zaten ilerleyemiyor ve bunun acısını baskalarını kötüleyerek cıkartıyor.
Gelinen noktayı iyi değerlendirmek lazım. Beraber  olunca insan daha güclü olur. Farklı düsüncelerde olabiliriz  ama yine de kendi cıkarlarımız icin ortak paydalarda bulusabilmektir büyüklük.
 
   saygılar..

                                                         Garazenun Gülsen

 

           

 

      Sevgili Arkadaşlar,

      Sizlerden rica ediyorum, öncelikle şu, sen, ben, şu siyaset bu görüş meselesine son verelim.

      Herkesin bir siyasi görüşü, dünya görüşü var, kesinlikle olmalı ve bu görüşlerimizi çeşitli platformlarda tartışmalıyız, tartışıyoruz, tartışmaya da devam edeceğiz. Ancak herkes her şeyi düşünemez. Bu etkinlik dernek yönetiminin gündemine gelmemiş olabilir. Gelipte ekonomik sıkıntılardan dolayı harekete geçilmemiş olabilir. Bu tür etkinlikler önce ekonomik güç ister, sonra kitlesel katılım. Ben dernek yönetiminde bulunduğumdan bunu çok iyi biliyorum. Gelelim güncel etkinliğimize. Şakir Hocama buradan çok teşekkür ediyorum. Bunca işinin arasından böyle güzel bir düşünce çıkarıp, hayata geçirdiği için. Bazı şeyler için işin doğası gereği herkesin tek tek düşüncesi alınamaz. Bu dışlamaktan çok zorunluluktan dolayıdır. Bu düşünce aşamasındayken, sergiye katılan arkadaşların kaç kişisi işin içindeydi. Ben duyduğumda çok heyecanlandım ve işin bir ucundan tutmak istedim. Fiziki olarak bunu yapamadığım içinde çok üzülüyorum. Refik kardeşimle dünya görüşümüz farklı olabilir. Ama kendisini çok severim. Her şeyden önce, amacı toplumsal dayanışma olan bir dernek yönetimine talip olduğu için bu sevgiyi ve saygıyı hak ediyor. Fakat burada amaç üzüm yemek ise köyümün tanıtılması için, saygın bir yere getirilmesi ise TÜYAD da işin bir ucundan tutabilmeli. İşi sahiplenebilmeli. Burada gönül koymak olmamalı. Bu işi organize edenler baştan beri İMECE (MECİ) diyorlar. Buda gönüllü elbirliği demektir. Bu MECİYE katılmamak için TÜYAD tüzüğünün bir zorlaması olamaz. Sonuçta bu tüzükler bir yere kadar FORMALİTE dir. Kaldı ki bu etkinlikte dernek tüzüğü içinde var.

    Sonuç olarak bu işlerde gönül koyma olmaz. Birleşelim derken ayrılmayalım. Bilenler bilir. Köydeki başkanlık seçimlerinde bunu acısını çok yaşadım, yaşadık. Dernek yönetimindeyken de, yönetimde görevim yok ikende birleştirmek için çok sıkıntı çektim, çektik. Herkes işin ucundan tutsun. Karınca kararınca katkı koysun. para koyamayabilir. Zaman ayıramayabilir. Ama COŞKUNUZU mutlaka katın. Ve bu etkinliği alnımızın akıyla sonuçlandıralım ki sonraki etkinlikler için bize güç versin.Coşku versin..

Herkese sevgilerimle...                                                      İrfan YENİGÜN

 

           
 

     MERHABA

     Herkes bişeylere kızmış ve bu etkinliğin bir parçası olmak istemiyor...bu tartışmaya e-mail ile devam edersek işleri daha çok zorlaştıracağımız kanısındayım. Benim görüşüm, TÜYAD Yönetim Kurulu ve değişik fikri olan belli başlı kişilerle en yakın zamanda toplantı edilmesidir. Tüm gelişmeler dikkate alınarak, alınan ortak karar sonrasında; kararı gruba ileterek, bu tartışmanın sonlanmasıdır.
 
      Refik Bey ne dersiniz?
 
                                                                           Hakan Dişli

           
 

          TÜYAD a açık çağrı(1):
     
           Merhaba grup üyeleri son iki gündür yazılarınız beni korkutmaya başladı.Aramazda fiikir alışverişinde bulunduğumuz kolaylıkla iletişim sağladığımız bir platform malesef incitici olmaya başladı.yazık...Bu bağlamda birkaç küçük not:
           1)Aysel kardeşim,lokal ruhsatı derneklerde amacı dışında kumar oynatmanın legal yoludur.Bizde kumar oynatılmaz ama kıraathaneler gibi kullanılmıştır ve kullanılmaya da devam etmektedir.Bunu sadece siz değil herkes biliyor.Birilerinin sana söylemesine gerek yok(en çok içime sindiremediğim olaylardan biri lokal dernekçiliğidir).Keşke oyundan başımızı kaldırıp sorunlarımızla daha çok ilgilenebilsek.Umarım başarırız.
           2)Refik kardeşim,
                    a)Derneğimizdeki sınırsız internet bağlantısı bizim dönemimizde gerçekleştirilmiştir, hatırlatırım.Ayrıca bağış yolu ile okulumdan sağladığım bir adet bilgisayarla bu ortamı oluşturma fikri gerçekleşme aşamasında iken kongre sonucu sizin dönemize sarkmıştır.
                    b)Siz bir başkansınız sözlerinizi bin düşünüp bir söylemelisiniz.Derneğin fiziki yapısı ile ilgili sarfettiğiniz sözcük üyelerimizi ne duruma soktuğunu göstermesi açısından etik olmayan talihsiz bir açıklamadır.Zorlukları anlayan bir kişi olarak geçmişi karalamak yarardan ziyade hepimize zarar verir.
                    c)Yaptığınızı söylediğiniz tüm yardımlar geçmiş dönemlerde her yıl yapıyan rutin yardımlardır.
                   d)Türkelli eğitim gönüllüleri sekiz yıldır dernek yönetimi dışında gelişen ve büyüyen bir oluşumdur.Kimseden bu doğrultuda yardım istenmemekte herkes bu işe gönüllü olarak katılmaktadır.Ve hiç kimse bu insanları paralarını kullanımları ile ilgili hesaba tutamaz,asıl tuttuğunda etik olmaz.
           3)Fevzi ve Hakan kardeşim sizleri kutluyorum.farklı düşünüyor olabiliriz ama yapılan faaliyetlerin          
siyasi yönü değil Türkelli ile ilgili kültürel yönü bizi ilgilendirmektedir.
           4)Mehmet Yılmaz kardeşim daha önceki yazılarını da takip ediyorum ama bu sefer beni hayal kırıklığına uğrattın."bizler,onlar" kim? ben sizden miyim onlardan mıyım? burada hep beraberiz bunu unutma!
           5)Oğuzlu kardeşim insanlara hakaret eden bir yazınla daha karşılaşırsam bu grupta ya sen olmayacaksın ya da ben.Defalarca uyarılmana rağmen aynı şeyi yine yapıyorsun.Bu alan sana insanlara hakaret edesin diye kullandırılmamalı.
           6)Sinan bey kardeşim taraf olmakta lütfen aceleci olma!
           BU DOĞRULTUDA TÜYAD'I GELİŞMEKTE OLAN SÜRECİ DEĞERLENDİRMEK VE SORUNLARINIZA ÇÖZÜM YOLLARI ARAMAK AMACIYLA EN KISA ZAMANDA GENİŞ ÇAPLI TOPLANTIYA DAVET EDİYORUM.
BU TÜYAD'A BİR ÜYE OLARAK AÇIK ÇAĞRIDIR.
Not:Yarın yapılacak olan toplantının gündeminin neler olması ile ilgili önerilerim olacaktır.Sağlıcakla kalın.
                  
                                                                                                            Avni Kalaycı
        

           
 

    Merhaba Refik Bey,
 
Bir üye olarak sizden beklentim sudur;
Her sene yapılan faaliyetler konusunda genel olarak bilgilendirilme,
neden çünkü ben sizin yakınınızda bir üye değilim.
Üyelerinizi sizin takip etmenizde yarar var. Onlara mail ya da başka bir şekilde ulaşmalı, onları bilgilendirmelisiniz, yoksa başka konularda yazışırken araya üyelik konusunu sıkıstırmanız anlamsız kaçıyor.
Bence siz sadece bunun için mail yazın, hangi üye aidatını ödememiş ya da ödemiş, hangi çalışmalara katılmış, vs. diye.. Bu üyelere ya mail ya sms atarak ulaşmaya çalışmanızda yarar var.
Selamlar..
                                                                                Gülsen

 

           
 

 aysel hanım;
Bir bayan olarak siz ve güler hanımın duyarlılığına saygı duyuyorum ve sizi takdir ediyorum,yazdıklarım sizi üzdüyse özür dilerim.Biz yönetime geleli 11 ay oldu daha hiçbir üyenin üyeliğini pasif hale getirmerdik.Üyemiz olduğunuzada çok mutlu oldum(ÜYE NUMARANIZ 253).Size hatırlatmama neden üzüldüğünüzü de anlamadım.SAYGILARIMLA

 

           
 

    Merhaba Refik bey,

Gruba dahil oldugum icin maillere cevap vermem cok normal degil mi? Fakat sizden ricam lütfen mailleri kisisel almayin.
Benim sizden herhangi bir talebim yok,  böyle toplumsal yaralarin toplum tarafindan düzeltilebilecegini hepimiz biliyoruz, tabi ki  eger istenirse...

Sizinde degisik faaliyetler düsündügünüz bunun icin caba gösterdiginiz aciktir. Fakat öncelikle iyi niyet ve caba önemlidir, bunu da gösterdiginizden eminim.
Fakat hala bana ordaki durumu bilmedigimi anlatmaya calisiyorsunuz. Birakin lütfen bu konuyu ben düsüneyim.
Faaliyetlerinizde tabii maddi olanaklar cok önemlidir, bu yadsinamaz. Fakat belki size yarari olur diye yaziyorum. Buradaki dernek faaliyetlerinde kesinlikle öncelikle para düsünülmeden calismalar baslamisti, elinden  is gelen her  insan olayin bir ucundan tutmustu. Hatta bu calismalar kredi alinarak yapilmaya baslanmisti.
Yani dernekcilik aslinda dünyanin her yerinde ayni gibi... Önemli olan dernek üyelerinin yapmak istediklerini bilmeleri ve ileriyi görebilmeleri....

Ayrica TÜyad'a cok önce üye olmustum. Ondan sonraki senelerde üyeligim hakkinda sizden herhangi bir bildirim almadim. Anlamadigim eski üyeleri otomatik olarak mi üye yapmaya devam ediyor sunuz?Bu konunun üye olan kisiye danisilarak yapilmasi bence iyi olur. Bu mailde hem cevap verip hemde bana üyeligimi hatirlatmaya kalkmanizi da cok hos bulmadim.
saygilar
                                                                                   Gülsen

           
 

    aysel hanım;
Bir bayan olarak siz ve güler hanımın duyarlılığına saygı duyuyorum ve sizi takdir ediyorum,yazdıklarım sizi üzdüyse özür dilerim.Biz yönetime geleli 11 ay oldu daha hiçbir üyenin üyeliğini pasif hale getirmerdik.Üyemiz olduğunuzada çok mutlu oldum(ÜYE NUMARANIZ 253).Size hatırlatmama neden üzüldüğünüzü de anlamadım.SAYGILARIMLA AYSEL HANIM...

                                                                         

           
 

      Merhaba Refik bey,

Mailiniz için tesekkür ederim. Zahmet etmişsiniz.
Ortada tartışma filan yok. Sadece fikir alışverisi yapılmaktadır.
 
Mailimde genel dernekçiliğe değinmek istedim. Sizin yaptığınız harika güzel uğraşlar fakat diğer dernek lokallerinden farkınız nedir onu anlamadım.
 
Yaptıklarınızla ilgili arka arkaya saydıklarınızın nedenleri beni ilgilendiriyor. Bu yapılanların asıl toplumsal nedenlerinin halledilmesini ve bir daha böyle yardımlar yapmak zorunda kalmamanızı diliyorum. Yoksa yardım ettiğiniz insanların durumunu değiştiremediğiniz sürece hep yardım etmek durumunda kalabilirsiniz. 
 
1997 yılından beri burda Türk vatandasları için açılan bir dernekte çalışmaktayım.  Çalışmalarımız arasında Almanca, Türkçe, okuma yazma kursları,çocukların ev ödevlerine yardım için etüd saatleri, sağlık konusunda uzmanlarla sohbet, psikolojik sorunlara yardım, kitap okuma, sinema ve müzik gösterimi, annelerin ve babaların birlikte katıldıkları oyun programlarımız var. Kreş ve okul gibi yerlerde sürdürülen programlar ile çocuklarımızın aileleri ile yakından kontak kuruluyor. Böylece çocuğun oralarda öğrendiklerini aileler takip edebiliyor, çocukları daha iyi eğitiliyor.
Haa bir de "Türk film festivali" yapıp Avrupa'ya kendimizi tanıtmaya da çalışıyoruz.( Böyle festivalleri Kültür Bakanlığı yapmak için çalışmalara başlamış fakat biz bunu 97'den beri yapıyoruz.) Sanatçı arkadaşlarımıza destek olup yardım ediyoruz.
Ayrıca yabancılar hakkında klişe olmus önyargıları kırmak içinde omuzlarımızda ağır bir yük taşıyoruz.

Ve bu arada köyümüzle de ilgilenmeye çalışıyoruz. Ahkam kesmek değil amacımız, sadece sosyal hizmetler konusunda tecrübemiz olduğunu ve bu tecrübeyi köyümüz için de kullanma isteğimizi göstermek isiyoruz. Bu yüzden Türkelli ile ilgili yapılan her türlü faaliyetin kamuoyunda ses getirmesinin başkanlığını yaptığınız derneğin adının da duyulacağı anlamına geldiğini anlatmak istiyorum. Bilmem anlatabildim mi?

Size çalışmalarınızda başarılar dilerim...

                                                                                                                       Gülsen

 

           
 

aysel hanım merhaba  ; Hakan dişli ile aranızdaki diyaloğu izliyorum.Tartışmalarınızın içeriğini tam olarak anlamış değilim ama yazınızda dernekle alakalı eleştiriler geçince cevap hakkı doğduğunu düşündüm.TÜYAD gerek lokali ile gerekse aktiviteleri ile üyelerine en iyi hizmeti elinden geldiği kadar sunmaktadır.Lokalimizde oyun oynanan kısımla gençlerin hatta çocukların vakit geçireceği kısım ayrıdır.Bu kısımda 2 adet bilgisayarımız ve sınırsız internetimiz mevcuttur.Ayrıca kadınlarımız istedikleri zaman lokalimizden sadece kendileri faydalanabilmektedirler. Biz zaten dernekle arasına mesafe koymuş üyelerimizi tekrar kazanmaya çalışırken HARİÇTEN GAZELE gerek yoktur.Siz avrupada yaşayan birisiniz orada bu işler nasıl yürür bilmem ama burada nasıl yürüdüğünüde siz bilmiyorsunuz anlaşılan.Siz aysel hanım olarak köyde maddi yada manevi sıkıntısı olan kaç kişiden haberiniz var.Kaçına elinizden geldiği kadar yardım ettiniz.Kaç kişi yenidoğan çocuğuna bez alamıyor,kaç kişinin yakacak kömürü yok,kaç kişi parasızlıktan çocuğunu okula gönderemiyor,kaç kişi psikolojik sorunları olan çocuklarının ilaçlarını dahi alamıyor haberiniz varmı,İNŞALLAH VARDIR.Tabiki TÜYAD ın görevleri arasında köyün kültürüne hizmet vardır ama bu faaliyeti başlatanlarla hiç konuştunuzmu TÜYAD neden bu işin içinde değil.Aysel hanım ben resim sergisiyle alakalı çalışan,hizmet veren başta siz olmak üzere herkese teşekkür ediyorum.Ama sizde derneği eleştirirken biraz insaflı olun,buraya hizmet eden insanları teşvik etmek yakışır size yermek değil.     
saygılarımla
 
                                                                                                      Refik YILMAZ
                                                                                                       TÜYAD başkanı

           
 

        Merhabalar,
 
        Burada adı geçen muhalif sözcüğünü şiddetle red ediyorum. Fakat kelimelere takılıp bir anlatımı başka tarafa çekmek de istemem.
 
        Daha önceki iletimde bahsettiğim konu; ortak bir çalışma hazırlamak isteyişimiz var ama bu ortak çalışmaya katkı sağlayacak bireyler henüz birbirini tanımıyor, belkide hiç bir zaman karşılaşmadılar. İşte! bu kopukluğu ne kadar azaltabilirsek çalışmaya katkımız o derece artacaktır. Buradaki "tanıma " kelimesi sade yüzyüze görüşmekle değil tabiki, bu platformda da tanışabiliriz, tabii site yöneticimiz bunu desteklediği takdirde. -Ortak bir çalışma yapalım, kitap hazırlayalım, herkes bildiklerini yazsın demek bana saçma gelmekte. Dikkat edildiğinde gruba yazılar hep bir ciddiyet, görevini yerine getirmenin havasında olmaktadır. Tabiki ciddiyet ön planda olacak ama iletinin karşı tarafa nasıl ulaştığını bilmediğimizden cümlelerimizi sıkıla sıkıla, tekardan gözden geçire geçire gönderiyoruz. Daha önceki bir yazımda "hanım" kelimesini yazmakla "bin ah! işittim" eğer herkes birbirini tanısaydı, yanlış yazılan bir sözcüğün üzerine bu kadar gidilmez düzeltilmesine bile gerek kalmadan, espiri havasına sokulabilirdi.
 
        Birbinini tanımadan yapılan işler mutlaka vardı. Bu etik olarak mümkün ama uygulamada zorluklar çekilebilir hatta eksiklikler ve yanlışlar ön plana gelerek haddinden fazla büyütülebilir ve çalışma hedefine ulaşmaz. Bir sonraki grup çalışmasında kimse istekli olmaz ve geri çekilebir, çünkü enerjisi kalmaz. Bunun içindir ki, espiri anlayışımızdan kopmadan birbirimizi tanıma fırsatı vermeliyiz.
 
        Sağlıcakla kalın                                                                                     
Hakan

 

           

    

     Merhaba Sevgili Hakan,

Hayir sadece sizi kasdetmedim, ayrica, muhalif olmanin olumsuz birsey olmadigini sadece yapici olmamiz, gerektigini yazdim.

Önerileriniz hos, fakat sanirim genc arkadaslarin, kendini genc hissedenlerin yapacagi birsey.

Haklisiniz bizim köyümüzde insanlar diğer Anadolu köylerinde de olduğu gibi ya düğünlerde ya da cenazede bir araya gelmektedir.

Derneklerin düzenlediği  geceler ise daha sonra olusmus birseydir. Hatta dernek lokallerini, zaten var olan ve herkesi de kucaklamayan (kadınlar, çocuklar vs.) kahvelerin , belli bir tabela altindaki yeni hali de diyebiliriz. Bu türlü dernekciliğin ne kadar sağlikli olduğu zaten tartisilmalıdır. Ben de  bunun cok verimli oldugunu düsünmeyenlerdenim.

Neden böyle düşünüyorum, çünkü yapılan çalışmalar çok kısıtlıdır. Bakın kendilerinden bildiğim kadarıyla fotograf sergisine hala açık bir destek alamadık. Oysa köyün tanıtımı ile igili her çalışmaya katkıda bulunmak onların işleri olmalıdır. Zaten üyeler çalışan insanlardır ve herkes her işten anlamak zorunda değildir. Anlayan insanlarla ortak çalışmakta hakikatten takdir edilecek bir davranıştır.

Fakat Karadenizde (belki de tüm Türkiye'de ) bilinen bir gercek var ki, kücücük köylerde, bizim köyümüzde dahil, bir kac tane kahve vardir ve ağzina kadar doludur. Ama buna karsilik oralarda o kadar is vardir ki ve genellikle de bu isler kadinlar tarafindan yapilmaktadir.

Bir kere sizin de dediğiniz gibi Istanbul'da sizin gibi genc arkadaslar toplanip, konusmanin (tabii güzel ve geliştirici sohbete karşı değilim) disinda beraber birseyler yapabilirler. Bunu kendileri mutlaka bulacaklardir. Değisik okullardaki bu arkadaslar ortak bir payda da bulusabilirler. İstanbul gibi büyük sehirlerin sunduğu   bir cok olanaklardan yararlanabilirler.

Evet bu grupta bir kac kisi birbirini tanimaktadir. Ama bu ayni köyden, sartlari elverdigi ölcüde bulusan, ortak noktalarını bu web sayfası ile geliştiren kisilerdir. Örneğin Güler benim cok sevdiğim bir arkadasimdir.  Zaten onunla birbirimizi cok iyi taniyip, görüşüyoruz. Ama simdi hepimizin ilgilendiği köyümüz ile  ilgili calismalar sayesinde birbirimize daha cok yakınlaştık, denilirse belki daha doğru olur.

Şimdi de ortak bir sergi ile çalışmalarımızı yürütüyoruz. Aslında, "aynı köyden insanların yine aynı köyden fotoğrafları" konu alarak oluşturduğu bu sergi gerçekten ses getirecektir.

Sergiye çeşitli şekillerde katkıda bulunan ve bulunacak olanlara tekrar teşekkür ederim.
Gruba dahil diğer arkadaslarin da belli konularda  değil,  farklı konularda da yazip bizlerle paylasmaları gercekten çok  iyi olur.

Sevgiler                                                                                Gülsen

 

           
 

    Merhaba dostlar
    Öncelikle Beldemiz için birşeyler yapmak isteyenleri canı gönülden kutluyor, başta Şakir hocama, Sinan hocama ve  katkılarından dolayı herkese teşekkür ediyorum.
 
    Serginin köyde yapılması bizler için büyük bir nimet. Unutmaya yüz tutmuş insanlarımızı görmek, onları yad etmek bizlere sunulan çok güzel bir nimettir. Buna herkesin sahip çıkması gerek. Bu olayı gerçekleştirmek için çaba göstermeliyiz diye düşünüyorum.
 
    Sinan hocam  katoloğun çıkarılmasındaki maliyeti anlatmış, bazı öneriler sunmuş, Kendisine içtenlikle teşekkür ediyorum. Bizler gurbet ellerde çalışan insanlarız ve köyümüzden haberleri türkelli postası sayesinde alabiliyoruz günü gününe. Sizlere tekrar tekrar teşekkür edrim.
 
    Benim de şöyle bir öneri geldi aklıma, hocamın yazısını okurken: Bir kitabın maliyeti hesaplanarak artı posta masrafı vs. üzerine ilave edilerek bi rakam çıkarılsa, kişi ve ya kişiler bu kitaptan almak isteyenler kitap çıkarılınca gönderilmek kaydıyla kitap ücretlerini şimdiden göndersek. Bu işle bire bir uğraşan arkadaşların en azından mali konularda sıkıntı çekmeyeceklerini düşünmekteyim.
 
  Mesela, bu işi İstanbul' daki dernek takip eder, şimdiden üyeler belirlenirse, en azında toplanan para sıkıntıların birazını hafifletir diye düşünüyorum. Ayrıca şimdiden ne kadar basılması gerektiği ortaya çıkmış olur.
 
   Para sitede yayınlanarak veya e-post adreslerine mesaj ile de bilgi verilebilir.
 
   Herkese saygılar sunuyorum.
     
                                                                                      Sait Ersin İPEK

           
 

      Merhaba,
 
      Türkelli'nin kültürel değerlerini toparlayan bu çalışmamızı destekleyen İrfan ve Avni beylere teşekkürü bir borç biliyorum. Nerede ve kime ait olursa olsun kültür değerlerine sahip çıkmak bir bilinçlenme göstergesidir. Bizler uzun yıllardır çevremizdeki dostlarımızla birlikte köyümüzün kültürel değerlerine nasıl sahip çıkarız diye düşünen insanlarız. İnternetteki turkelli.com bu anlamda kurulan bir platformdur. Sayın Şakir Sağlam bu nedenle "grubumuza türkelli ile ilgili konularda mesaj yazınız" diye sınırlamaya gidiyor. Diğer konuları konuşup paylaşacak bir sürü kanal var çünkü...
 
    İnterneti kullanarak bizler gibi köyümüzün kültürel değerleri konusunda duyarlı kişileri tanımış oluyoruz. Bu mutluluk verici bir durumdur.
 
    Kültürel değerlerine sahip çıkmayan insanın ayakları da asla yere basmıyor. Söylenen her şey temelsiz kalıyor.
 
    Bakın sizlere şöyle bir örnek vereyim: Kime sorsanız insanları sevip sevmediğini, "evet" diyecektir. Ama sigara içme alışkanlığını da sürdürecektir. Yani kendinin ve çevresindekilerin sağlığına zarar verecek, ama "ben insanı seviyorum" diyecek. Bu şöyle bir söyleme benziyor: Her yaz köyüme gitmek istiyorum, iznimin hiç değilse birkaç gününü köyümde geçirmek istiyorum, hatta belediye konusunda yapılan haksızlıklara karşı çıkıyorum. Köyümü çok seviyorum. Ama buna karşın köyümün çeşmeleri kurusun...Tekirleri yansın...Eski okul binaları yıkılsın...Türküleri yok olsun..Gelenekleri kaybolsun...Bunlar beni ilgilendirmiyor...

    Böyle bir durumu akıl almıyor doğrusu... 
 
    Geçenlerde bu gruba bir haber gedi. Köyümüze bir kahve daha açılmış. Ben bu habere pek sevindim diyemem, zira köyümüzde yeterince kahve vardı zaten.
 
    Ama Sayın İrfan YENİGÜN'ün sözünü ettiği Gemici Kürünü'nün yol yapımı sırasında toprak altında kalmasına üzüldüm. Bizim bahçenin altındaki Güvende Kürünü de aynı şekilde toprak altında kaldı. Eski okul binasının karşısındaki taş çeşme aynı okul binası gibi yıkıldı gitti...Kendi amcalarım Garazenûn Osman Efendi'nin tekirini yıktılar. Eski evin kapısını son anda kurtardım. Ama kendi dede evimin ahşap kapısı kayboldu ortadan...
 
    Bunlar olurken köyüme yüz tane daha kahvehane açsınlar, ne değeri var...

    Sayın Avni Kalaycı'nın dediği bizim bu gibi konuların önemli bir ayağı da TÜYAD'dır. Derneğimizin üeleri ve yöneticileri bu konularda bizleri uyarmalıdır. Bizler elimizden geleni yapmaya hazırız.
 
   Saygı ve sevgiyle
 
                                                                                   Garazenûn Sinan

 

           
 

       Değerli arkadaşlar,
       Türkelli kültürünü yaşatma, yok olmaya yüz tutan kültür mirasımıza sahip çıkma adına duyarlı arkadaşlarımızın çabalarını taktirle karşılıyor, kendilerini kutluyorum. Örgütlenen, örgütsel yapısını koruyan toplumların önü açık ve aydınlıktır.
       Bu doğrultuda uğraş veren özellikle bayan arkadaşlarımıza çok çok teşekkür ediyorum. Aysel kardeşimi tanımıyorum ancak yazılarından aydınlık bir yüze sahip olduğunu görüyorum. Güler kardeşimi tanıyor kendisine başarılar diliyorum. Yalnız olmadığınızı bilmenizi istiyorum.
       Sinan arkadaşımızın bilim adamı kimliği, öğretmen arkadaşlarımızın çabaları ve özellikle Şakir SAĞLAM arkadaşımızın uğraşı bize gösteriyor ki; aydınlarımız artık bu işin peşindedir ve yol göstericidirler.
       Bu işin önemli bir ayağı da TÜYAD' dır.Yönetici arkadaşlarımız üyelerinin bilgi ve becerilerini göz önüne alarak oluşturacakları komisyonlar aracılığı ile görev dağılımı yapmalarını önerir çalışmalarında başarılar dilerim.

       Sağlıcakla kalın...
                                                                                                Avni KALAYCI