|
T.C.
GÜMÜŞHANE
ASLİ HUKUK MAHKEMESİ
SAYI
ESAS NO : 1985/90
KARAR NO : 1986/54
KARAR
HAKİM
: GÜLDEREN KAHRAMAN 23692
KATİP
: AYNUR DALTABAN 265
DAVACI
: (İadei mahkeme talebinde bulunanlar )
: 1-Beşikdüzü bucağına bağlı
Türkelli köyü tüzel kişiliği.
2- Aynı nahiyeye bağlı Resullü köyü
tüzel kişiliği.
3- Aynı nahiyeye bağlı Aruz köyü
tüzel kişiliği.
VEKİLİ
: Av.Murat KURDOĞDU Trabzon barosu avukatlarından.
DAVALILAR : 1-
Ören köyü muhtarlığı (Belediye Başkanı)
2- Süme köyü muhtarlığı
VEKİLİ
: Av.Bilal BEDÜK
DAHİLİ DAVALILAR : 1-
Vakfıkebir ilçesine bağlı Ağaçlı köyü tüzel kişiliği.
2- Aynı ilçeye bağlı Bozlu
köyü tüzel kişiliği.
3- Aynı ilçeye bağlı Gürgenli
köyü tüzel kişiliği.
VEKİLLERİ
: Av.Murat ÖZTEKİN Gümüşhane barosu avukatlarından
DAVA : İadei Mahkeme yolu ile evvelce verilen
kararın nakzı ile davalıların yaylaya vaki müdahelelerinin menine ve bu
yaylada davalı köylülerce ypılan binaların kal’ine karar verilmesi
talebi.
DAVA TARİHİ :
24.08.1964
KARAR TARİHİ :
07.03.1986
Mahkememizce 11.11.1983 tarihinde
verilmiş olan kararımızın Yargıtay 14 ncü Hukuk Dairesinin 986/3523-5372
sayılı ve 18.09.1984 tarihli ilanı ile bozulması üzerine yeniden yapılan
muhakeme sonucunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Mahkememizce verilmiş olan önceki karar Yargıtayca davalı olarak
gösterilen Süme köyü muhtar ve vekili 12.09.1975 günlü ve müteakip
oturumlara gelmedikleride hakkında usulü işlem yapılmadığı halde alehte
hüküm kurulması ayrıca pazar yerinin kaldırılmasına ve davada yer
almayan kişilerin binalarının yıktırılmasına karar verilmesi; sebebi ile
bozulmuş ve yine aynı ilanın müdahil köylerin vekilinin ve davalı Ören
köyü vekillerinin temyiz itirazlarının reddine karar verilmiş
mahkememizce usul ve yasaya uygun bozma ilanına uyularak yeniden mahkeme
yapılmıştır.
Bozma ilanı
üzerine 15.11.1984 tarihli dilekçe ile davalı Ören köyü vekili tashihi
karar talebinde bulunmuş 07.03.1985 de Ören köyü vekili
Av.Bilal BEDÜK’e
30.10.1984 gününde diğer vekil Av.Necati ATAGÜN elden 19.10.1984 gününde
tebliğ edildiği (Dairenin bozma ilanı) karar düzeltme isteminin 15
günlük yasal süre geçtikten sonra 15.11.1984 gününde verilen dilekçe ile
yapıldığı anlaşılmakla yine diğer süresinde karar düzeltme işleminde
bulunan davalı Süme köyü ile dahili davalılar Bozlu, Ağaçlı ve Gürgenli
köyleri vekilinin verdiği karar düzeltme dilekçesinde ileri sürülen
hususlar dairenin bazen ilanında ayrıntılı bir biçimde ve yasal nedenide
gösterilmek suretiyle cevaplandırılmış bulunmaktadır.Denerek davalı Ören
köyü vekilinin karar düzeltme dilekçesinin zaman aşımı bakımından
reddine ve ikinci sebep uyarıncada yerinde bulunmayıp ve hukuk usulü
mahkemeler kanunun 440 ncı maddesinde yazılı hal ordan hiç birisine
uymayan Süme, Bozlu, Ağaçlı ve Gürgenli köylerinin karar düzeltme
isteminin REDDİNE karar verilmiştir.
Davacılar
vekili 24.08.1964 havale tarihli dilekçesi ile Torul Asliye Hukuk
Mahkemesine müracaat ederek evvelce davalı köyler aleyhine ikamet
ettikleri men ve inşaatın kal’i davasının redle sonuçlanarak müşterek
intifaya karar verildiği ve bu kararın Yargıtaydan geçerek kesinleştiği
ancak bilgiler bu yaylanın sadece kendilerine ait olduğu hususunda 1223
tarihli ferman elde ettiklerini bu nedenle Torul Asliye Hukuk
Mahkemesinin 13.12.1963 gün ve 168/153 Esas-275 Karar sayılı kararının
iptali ile davalı köylünün yaylalarına vaki müshalelerinin menine karar
verilmesine talep ve dava etmiştir.
Davalı köyler
ise böyle bir durumun olmadığını evvelce bu hususta kesin hüküm
bulunduğu iadei muhakeme yapılacak şartların mevcut olmadığını
belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Davamızla
ilgili dosyalar celp ve tetkik edilmiştir.
İptali
istenen söz konusu dayanağı olan dosyanın tetkikinde Türkelli köyünün
18.06.1966 havale tarihli dilekçesi ile Kürtün Sulh Hukuk Mahkemesine
müracaatla Resullü, Aruz köylüleride dahil olmak üzere yaylanın
münhasıran kendilerine aitolduğunu ancak Ören köyünün bu yaylayı
müdahale ettiğinden bahisle vaki müdahalenin menine ve inşaatların
kal’ine kara verilmesi isteği ve Torul Asliye Hukuk Mahkemesinin
18.01.1981 gün ve 1958/113 Esas-1961/9 karar sayılı kararı ile davanın
kabulüne karar verilmiş ancak bu karar Yargıtay 1 nci Hukuk Dairesinin
29.04.1961 gün ve 1961/1986 Esas63 karar sayılı ilanı ile bozularak
mahalli mahkemesine iade edilmiş olup; Bozma ilanı üzerine yerel
mahkemeden tekrar davanın kabulüne dair 11.04.1962 gün ve 1961-106 Esas
1982/50 karar sayılı karar Yargıtay 1 nci Hukuk Dairesinin 10.12.1962
gün ve 1962/4832 Esas 8156 karar sayılı ilanı ile tekrar bozularak
mahkemesine iade edilmiş bunun üzerine mahalli mahkeme 13.12.1963 gün ve
1963/153 Esas 275 karar sayılı kararı ile davanın Reddine ve tarafların
bu yayladan müştereken infifalarına karar verilmiş ve bu kara Yargıtay 1
nci Hukuk Dairesinin 11.07.1964 gün ve 2042 Esas 4277 karar sayılı
ilanı ile onanarak verilen karar kesinleşmiştir. Böylece davacılar ile
davalıların söz konusu yayladan müştereken istifade etmeleri
kesinleşmiştir.Her ne kadar söz konusu davada evvelce sadece Ören köyü
dava edilmiş isede sonradan Süme köyü tüzel kişiliğide davya müdahil
olmuş ve böylece bu köy hakkında da verilen karar kesinleşmiştir.
İadei
mahkeme davasının yapılan yargılaması sonunca davanın reddine dair Torul
Asliye Hukuk mahkemesinden verilmiş 1964/144 Esas 1964/12 karar sayılı
kararı Yargıtay 1 nci hukuk dairesinin 04.11.1967 gün ve 1967/4143 Esas
7065 karar sayılı ilanı ile bozularak mahalli mahkemesine iade
edilmiştir.
Uzun
yargılama sırasında defalarca reddi hakim talebinde bulunulmuş ve Torul
Hakimi
Ali FIRAT’ın davadan
istihkam etmesi üzereni Torul mahkemelerinin davaya bakmasından fiili
engel çıktığından Yargıtay 14 ncü Hukuk Dairesi 10.12.1974 gün ve
1974/3838 Esas 3590 karar sayılı ilanı ile bu davaya bakmaya
mahkememizin yetkilendirildiğinden dava kanuni dosya mahkememize tevdii
edilmiştir.
Mahallinde 18.10.1975 tarihinde icra edilen keşifte dinlenen
bilirkişiler yeminli beyanlarında 1223 tarihli fermanın aynen yaylaya
uyduğunu bildirmiler ve aynı bilirkişiler indesi talep edilen kararında
bu yaylaya ait olduğunu söylemişler teknik bilirkişilerce mahalli
bilirkişi beyanlarına göre tanzim ettikleri ölçekli krokiyi ibraz
etmişler krokide dosyada mübrezdir.
Mahalli
bilirkişiler İlçe Kaymakamlıklarına yazılan müzekkerelere göre seçilmiş
ve bu itibarla davalılar vekillerin mahalli bilirkişilerin beyanlarına
karşı yapmış oldukları itiraz nazari alınmamıştır.
Mahkememizde davamız devam ederken bu kezde Ağaçlı, Bozlu ve Gürgenli
köyleri 31.10.1975 havale tarihli dilekçeleri ile müdahele talebinde
bulunmuşlar bu talep mahkememizce kabul edilerek bu köylerde müdahil
davalı olarak davada yerlerini almışlardır.
Davalı
taraf müdahile bir itirazda bulunmanın ancak davacı köyler müdahele
talebine karşı çıkarak bu davada onlar aleyhine açılmış bir davanın
bulunmadığını dolayısıyla verilecek kararın müdahillerin bağlamayacağını
bu itibarla müdahillerin müstakil dava açabileceklerini belirterek
müdahillerin taleplerinin reddine ve dava açmakta muhtariyetlerine karar
verilmesini talep etmişlerdir.
Müdahile talebinde bulunanların dilekçelerinde yapılan keşifte mahalli
bilirkişilerin gösterdikleri sınırlara fermanın uygulanması halinde
kendilerine ait yaylanın bir kısmınıda davacı köylere geçmiş olacağını
belirterek haklarını korumak bakımından davaya müdahele ettiklerinibeyan
etmişlerdir.
Hukuk davalarında verilecek kararın sadece bu davaya taraf olan kişileri
bağlayacağı davanın taraf olmayan kişilerinin verilecek kararla ilzam
edilmeleri mümkün olmayacağı bilinmekle taraflar arasında müsbet veya
menfi sonuçlanacak bir kararda iddia edildiği gibi müdahil köylerin
yaylasının bir kısmıda verilecek kararla taraflardan herhangi birisine
kalması halinde bu karar kesinlikle müdahil tarafı bağlamaz davada
çözümlenmesi gereken başka bir noktada müdahilliklerine karar verilmiş
olmasına ve hatta keşif kararı verilmesine rağmen bu kararlarından rucu
edilip edilmeyeceği meselesidir.Mahkemelerin sadece verilen nihai
hükümler bağlar bu nedenle ara karaları mahkememizi bağlamaz,
bağlamayacağından her zaman mahkeme gerekli gördüğünden ara kararından
rucu edebilir.Mahkememizden müdahillerin taleplerinden ve verilen ara
kararlarından rucu etmişti.Rucu edilmesinin en önemli talebinden biride
müdahiller olmadığı takdirde verilen kararın müdahillerin bağlamayacağı
ve her zaman müstakil dava açma haklarının saklı olmasıdır.Uzun süren
davamıza müdahil tarafın talebini kabul ile mahallinde yeniden keşif
yapılması davayı fuzulen uzatabilecek ve tarafların hakları haleldar
olabilecektir.Dava dosyamız İstanbul 12 nci Asliye Hukuk Mahkemesince
istenmiş ve bu mahkemenin 20.08.1982 tarihli notunda Ağaçlı köyü
tarafından Türkelli, Resullü ve Dolanlı ile Kadirli köyü muhtarlığı
aleyhine fermanın iptali davasının açıldığı ve davanın devam ettiği
bildirilmiş ve son celsede davacılar vekilleri müdahillerin
İstanbul’daki derdest davayı kaybettiklerini bildirmiş müdahil vekili
ise yedek mahkemede davayı kaybettiklerini ancak kanun yolu haklarının
bulunduğunu bildirmişlerdir bu durumda İstanbul’da devam eden dava
müdahilleri yönünden bekletici mesele olarakta kabul edilebileceğinden
mahkememizce müdahillerin müstakil dava açma haklarını saklı tutarak
taleplerinin reddine karar verilmesi uygun görülmüştür.
Mahkememizde davamız devam ederken bu kezde davalı köyde davacı
tarafın dayanağı olan 1223 tarihli fermanın sahte olduğundan bahisle
iptal davası açmış bu dava için o dava bir bekletici mesele olarak kabul
edilmiş ancak ferman iptali davası redle sonuçlanmış bu karar Yargıtayca
onaylanmış böylece bu ön meselede halledilmiştir.
Bozma kararından sonra mahkememizce yapılan muhakeme sırasında davacılar
vekilinin 16.05.1985 tarihinde ihtiyati tedbir talep etmiş aynı gün dava
konusu yayla üzerine ihtiyati teminatsız ihtiyati tedbir konulmuş
27.09.1985 tarihli celsede davacılar vekili davalı Süme köyü hakkındaki
davalarından vazgeçtiklerini beyan etmiştir.
Ferman ve tüm dosya münderacatına göre söz konusu yaylanın Balkar,
Kadırga ve Kaynarca adları ile tanındığı ve fermanın tapu hükmünde
bulunduğu ve bu fermanın evvelce davacıların ataları olan ve Oğuzlar
namı ile anıldıkları bu yaylada evvelce davacıların ataları Oğuzların
kaldıkları oradan tabiat şartları nedeni ile bu yayladan göç ettikleri 4
ayrı köy oluşturdukları yayladan göç etmelerine rağmen devamlı surette
yazları bu yaylaya gittikleri ve bu surette ziliyettiklerini kesintisiz
devam ettirdikleri ancak davalı köylerinde davacı köylere mütakiben
tahsis edilen ve ferman buyrulan bu yaylaya müdahele ettikleri ve
fermanın tamamen bu yaylaya ait olduğu ve iadesi istenen kararda
belirtilen yayla ile aynen sınırlarının sabit olduğu ve bu itibarla
davacının taleplerinin kabul edilmesi gerektiği kanaatine varılmış,
bozma ilanı gereği müdahillerin hakkında bir karar verilmesine gerek
olmadığı müdahillerin dava açmakta muhtar oldukları; davacılar Süme köyü
hakkında ki davalarındaki davalardan vazgeçtiklerinden yeni bu davalı
köy hakkında da hüküm kurulmasına gerek olmadığını kanaatine varılarak
aşağıdaki hüküm tesisine gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarda açıklanan gerekçeye nazaran :
1-
Davacı köylerin açmış olduğu iadei muhakeme taleplerinin kabulü ile Torul
Asliye Hukuk Mahkemesince verilmiş olan 13.12.1963 gün ve 1963/153 Esas
1963/275 karar sayılı kararır İPTALİ ile bu kararda bahsi geçen yaylanın
1223 tarihli ferman ile davacı köylere müstakilen tahsis edilmesi nedeni
ile Teknik bilirkişiler tarafından çizilen krokide belirtilen Kadırga,
Kaynarca ve Balkar adları ile bilinen Torul ilçesi sınırı içersindeki
yaylaya davalı ÖREN KÖYLÜLERİNİN VAKİ MÜDAHALESİNİN MENİNE
2-
Müdahillerin haklarının mahfuziyitine ve hakları varsa bağımsız dava
açmakta muhtariyetlerine
3-
Davalı tarafın yaptığı masrafın kendi üzerine bırakılmasına
4-
Davacı taraf davalı Süme köyü hakkındaki icra olduğu davadan vazgeçtiğin
davalı Süme köyü yönünden davacının vazgeçme nedeniyle REDDİNE
5-
1500 TL. harçtan peşin alınan 250 TL.nin harç masrafı kalan 1250 TL.nin
davalıdan Hazine adına tahsiline
6-
Vukuatlık askari ücret tarifesine göre davacı vekili için belirtilen
1300 TL. ücreti vekaletin davalıdan alınıp davacılara verilmesine
7-
Davacı tarafın yapmış olduğu toplam5749.75 TL. masrafın davalı köyden
alınarak davacı köylere verilmesine dair Yargıtay yolu açık olmak üzere
taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen
tefhim olundu.
7 / 3 / 1986
Katip 265
Hakim
23692
MASRAF BEYANI
İlk dava dilekçesi 950 TL.
96 davetiye 388 TL.
Temyiz harcı 215 TL.
Keşif 1000 TL.
18 müzekkere 296.75 TL.
18 davetiye 2700 TL.
2 müzekkere 250 TL
5749.75 TL.
(toplam)
|