Font Size

SCREEN

Profile

Layout

Menu Style

Cpanel

Oğuz Gelenekleri

Mart Bozmak

Köyde devam eden bir gelenektir, mart bozmak.

Mart ayının 14 cü günü, yani eskiye göre bir mart günü eve ilk gelen evin martını bozmuş oluyor. Kadınlar sabah erkenden eve dışardan su alıp evin köşelerine atarlar. İşler su gibi olsun diye. Ya da güvendiği birine ama daha çok çocuklara çağrılıp mart bozdurulur ki o yıl iyi geçsin. Hatta eğer o yıl iyi geçmezse, martımızı şu kişi bozdu, bize gelişmedi, iyi gelmedi denir.
Birde, 14 marttan başlayarak 12 gün sayışlar denir. Böylece, mart ayından şubat ayına kadar olan ayların durumu hakkında değerlendirme yapıplır. Bu on iki günün hava durumuna göre, gelecek ayların hava durumu tahmin edilir. Kışın çok olup olmayacağı, yazın kurak ya da yağışlı olup olmayacağı gibi.

YARIŞ MECİSİ (İMECE)  17.03.2008

Köyümüzün yardımlaşarak, ortaklaşa yaptığı geleneklerden bir tanesi de yarış mecisidir. Bu meciyi coşturan düdüğün (kaval) çalgısına ekin gaydası denirdi.
Yarış mecisi köyde kadın, erkek, gençlerin beraber düdük eşliğinde horon oynar gibi ritmik hareketlerle tarlayı ekme işiydi. Bu şekilde bir günde iki, üç tarla ekilir işin çabuk bitmesi sağlanırdı. Önceden ekilecek tarla belirlenir, hazırlıkları yapılırdı. Bu hazırlıklar tohum ekme, gübreleme gibi işlerdir. Önce hangi tarladan başlanacaksa sabah erkenden orda toplanıp hep beraber tarlaya girilir, yan yana sıra olup hazır beklenir, düdük çalmaya başlayınca düdüğün müziğine göre kazma vurulmaya başlanırdı.

Bu sırada çalınan kemençe ya da dillikaval ile çalınır ve ekinciler de eşlik ederdi. Bir kişi de türkü söyleyebilir, sesiyle müzik -hayda yapabilirdi. Kemer Ali'nin İsin (Hüseyin) ekin gaydasını azıcık da olsa çaldı. MEDYA/OĞUZ MÜZİKLERİ sayfasında dinleyebilirsiniz.

Kazma işinin yapılışı da şöyleydi;

Kazmanın sapı sağ el önde sol el arkada tutulur. Düdüğün nağmelerine göre kazmalar aynı anda yukarı kaldırılır ve aynı anda aşağı indirilirdi. Kazma yerden tekrar kalkarken sol el geri doğru çekilerek, kazma sol yana doğru savrularak kaldırılır sağa doğru sallayarak indirilirdi. Müziğin ritmine göre bu hareketler sağa doğru sola doğru tarlanın şekline göre ilerleyerek bitirilirdi.
Bu yarış mecisine bende bir ya da iki kez bulundum. Bu işi yıllarca yapan halam Hanife İpeğin anlattığına göre düdük olmayınca kendisi ağzı ile düdüğü taklit ederek yarış mecisinin çalışmasını sağlıyormuş.

Ağızla söylemek genellikle aşağıdaki gibi oluyormuş.

Gügüme güm güm güm

gügüme güm güm güm

gügüme güm

nanna ni nanane nana ni nanane

diye devam ediyor. Böylelikle tarlayı kazanlar coşup oynayarak tarlayı kısa sürede bitirirler, biraz dinlenip başka tarlaya geçerlermiş. O zamanlar tarlaya daha çok mısır ekimi yapılıyordu. Şimdi mısır tarlalarına fındık, çay dikildiği için mısır ekimi çok az. Herkes ihtiyacı kadar mısır ekiyor, o yüzden de yarış mecilerine eskisi gibi pek rastlanmıyor. Ne yazık ki...

Çay Mecisi

Köyümüze çayın geldiği yıl 1957 olabilir.

O yıllar çay bizim için kurtuluş sayıldı. Gerekli mi değil mi diye hesap yapıldığını da sanmıyoruz. Çünkü 2000 yıllarına doğru çayın köyümüzü değil yalnızca, dünyadaki dikili alanlarında da çevreye verdiği zarar sorgulanıyor. Köyümüz ki zararları da bilinip konuşulmakta.

 Gelenekler/Güler İpek  

Ama bizim insanımız biribirinin işine hep koşmuştur. Bu gün de imece duygusu, soldaki fotografta da görünüyor.

Trabzon Haberleri

ViraTRABZON 09 December 2010 ViraTRABZON ViraTRABZON
Trabzonspor 09 December 2010 Trabzonspor   Trabzonspor Kulübü

Sitemizde

REKLAM YOKTUR.

Oğuz'lu iş yerleri

ücretsiz tanıtılır

BİR ARADA OLMAK

DİL,  DİN,  IRK,  

BÖLGECİLİK VE

CİNSİYET KAVGASI

BİZİ AYRIŞTIRIR...

EMEK BİRLEŞTİRİR.

Dil Çevirici

trzh-CNenfrdeitjaptruesvi

SOSYAL MEDYA

 

 

Articles View Hits
4080407

We have 143 guests and no members online

You are here: Home Kültür Folklor Gelenekler Güler İpek