Font Size

SCREEN

Profile

Layout

Menu Style

Cpanel

Oğuz Gelenekleri/Şakir Sağlam

Oğuz Gelenekleri/Şakir Sağlam

Bayramlaşma

Bayramlaşma, yad etme, anma, uğurlama, saygı, sevgi, tanıma, bir olma, paylaşma ve daha bir çok duyguyu içerir. Son olarak, dinsel görevi tamamlama günü olarak uygulanır.

Her geçen gün unutuluyor, giderek anılardan da siliniyor. Dostlukların, paylaşma günlerinin insanca olan özelliklerini arada bir uygulama alanı bulunca da duygulanıyor.

Neler yapılırdı? Bu soruyu biraz olsun açıklamak gerek elbette. Eskiyi, güzel özellikleriyle yaşatabilmek önemli bir insanlık görevidir.

Belki ilerde bu konuyu yazan olursa bu sayfalarda okuruz.

 Oğuz Gelenekleri/Şakir Sağlam

Asker Uğurlama

Geleneklerimizden biriside, ASKER UĞURLAMA dır.Neden askere gidilir?

"Yurt sevgisi"dir diğer adı çünkü. Askerliği yapan gençler olgunlaşır. Böyle kabul edilir. Toplum içine girme hakkı kazanır. Evlenme hakkı elde eder.

Sonuçta askerlik yapılacaktır.Askere gönderme, gençlere umut verme, moral eğlencesidir. Askerden gelenlerin öyle öyküleri vardır ki; üç-beş yıl askerlik yapanlar, gaziler, eli-kolu kesilmiş dönenler, hiç dönmeyenler...Korkulan bir iştir. Böyle olunca gençlerin arkada yaşayan akraba, ana - babalarına dönme umudu ve sevinci verilmelidir. Tabi moral kazanma, askere giden gençler için daha da önemlidir. Çünkü askere gidenlerin bazıları nişanlı, kimileri evlidir. Zordur arkaya bakmak. Mektup yazan var, yazamayan var. Hatta okuması olmayanlar. Telefon etmek istese ne zorluklar yaşanır. Mektubu açılır, okunur diye gönlünden geçeni yazamazlar. Darlanır, zorlanırlar, fayda etmez.

Ama hazırlıklar sürer, askere gidilecektir.

Oğuz Gelenekleri/Şakir Sağlam

soldan: Ali-Mahmut-Muhammet-Halil-Ömer-Ali Osman-Hüseyin

Oğuz Gelenekleri/Şakir Sağlam

yıllar önceden bir asker haberi

Askere aynı dönemde gidenlere tertip denir. Tertip hazırlıkları tamamlanır ve toplanırlar. Tertip yakınları, akrabalar, dostlar, köylüler de katılır. Kemençeler eşlik eder. Türküler horona karışır. Gözler daha çok yavukluları arar. Kar yağmur demeden eğlence yapılarak köy çıkışına değin birlikte gidilir. Arabalarla gidilecekse hazırlık ona göre yapılır. Uğurlama köyde bitmiştir.

Askerde yaşanan olumluluklar ya da olumsuzluklar başka bir inceleme konusudur. Askerlik bitsin diye zorunlu beklenir. Biter. İşte, teskere zamanı gelmiştir. Sanki kurtuluş olur. Eve dönüş heyecanı da vardır, askerlik arkadaşlarından ayrılma hüznü de. Arkada bırakılır her şey. Özlediklerine kavuşulur. Hasretlik biter.

Hele günümüzde askere gitmek kolaylaşması, sevilmesi gerekirken zorlaştırılması da ne demek oluyor. Gençler yurt hizmetine gitmiyor mu yoksa da bunca korku, gerginlik içindeler? Ayrıca haberleşmenin en kolay olduğu bir zamandayız. Herkesin telefonu var, haberleşmede neden illa zorluklar yaşatılıyor bu çocuklara, anlaması zor.

Her şeyin güzel olması içindir dileklerimiz.

Yaylaya Göç

İki yaylamız var: Kadirga ve Sisdağı.

Sisdağı yaylamıza 4 - 5 saatte yürüyerek varılır. Asıl macera gibi olan Kadirga Yaylamıza yaptığımız yolculuklardır. Şimdi arabayla gidiliyor ki, tadı tuzu kalmamış.

Yaz başlarında, köy işleri zamanına uygun yapılır ki yaylaya gidiş başlasın. Hem çoluk çocuk köyde kalırsa yazık sıcakta, perişan olurlar. Yaylanın tertemiz havası, soğuk tatlı suları, derenin balıkları, otu, sütü, çocukların oyunları bir başka güzel dünyadır. Yoksulluk içinde olunması hiç kimseye dokunmaz. Bunca güzellikler arasında sözü mü olur.Kar erimiştir yaylalarda ama, yaylaya varınca görülür ki, kuz (güneş almayan, çukur) yerlerde 2 - 8m. kalınlığında erimemiş karlar vardır.Ama kartopu oynanmaz tabi.

Bir gün önceden yolculuk hazırlıkları tamamlanır. Sırtta taşınacak sepete hafif şeyler konur. Kimler gidecektir belirlenir ki onlara yolluklar yapılır. Katırlar ağır yük taşıyabileceği için ayarlanır. Bazen iki aile ortak yükleyebilirler. Katırı, atı olanlar kor ( farklı ses veren çan, kor, zil topluluğu) ve boncuk, püskül ile süslenir. Köyün en aşağısından sabahın erken saatinde başlayan korlu atın çan sesleri parola gibidir. ayaklanır yayla yolcuları. Bu ses tam bir orkestradır. Ses tonlarını, melodisini atın gövdesinin hareketleri düzenler. Sırf bu ses için, birlikte yürümek için yaylaya gidenler olur. Uzaktan duyulduğu için çocuklar için tam bir ilgi alanıdır. Koşarak gelir, atla birlikte uzun uzun yürürler. Bazıları köpeğini de götürür. İneklerimiz, varsa düve (genç inek) yıkanır, süslenir. Boncukları, çanları takılır. Ya da sabah erken yola çıkmak üzere takılacak gibi hazırlanır, sabah takılır, Yolda gece konaklanır. Konaklanınca kullanmak üzere bazı ineklerin sırtlarına yüklenecek biçimde yorgan, dastar (dokunmuş yün battaniye) hazır edilir. Dırmaçlarla yola çıkarken ineklerin bazı düvelerin sırtlarına sarılır. Atlayan zıplayan inekler atar bu yükleri sırtlarından, düzeltmek işi çiledir. İnsanlar banyo yapar (çimer). Giysilerini ona göre ayarlar. Para olmaz çoğunlukla, gene de bir iki bişey konur ceplere. O gece uyku tuttuğunu pek sanmam ya uyumaya çalışılır. Gün boyu yürünecektir. Ayrıca bir birine yardım edilecek, çocuklara bakılacak, yaşlıların bakımı, hizmeti görülecek. Uyu canım uyuyabilirsen. Nasıl bir heyecan. İçimiz kıpır kıpır.

 

Yolumuz yavaş gidilirse üç, biraz hızlı gidilirse iki günde yürünür. ( Ben daha beş yaşımda yürüyerek yayla yoluna döndüğümü anımsıyorum. Hele yoruldukça anamı ne çok rahatsız ederdim sorularımla: -Ana yayla ( Kadirga ) nerede? - Şu tepenin arkasında oğlum.) ....Tepeler bitmezdi bir türlü.
Yola çıkarken kimlerle gidilecek, hangi aileler birbirlerinden haberdar olacak kararlaştırılır. Su almaya gerek yoktur, yollarda tadına doyulmaz sular vardır çünkü. Kiminin atı, katırı olurdu. Bazıları hayvanların yiyeceklerini yedeğe atardı. Yolda aç kalma olasılığı vardı. Önce tabi bildiğimiz yerler geçilir: Ütük, Fidillik, Kuruçeşme, Geveleraltı, Balvusuyu, Armutdalanı, Enişdibi... Mola verilir.

Oğuz Gelenekleri/Şakir Sağlam

Piknik adını sonraları duyduğumuz kır yemekleri yenir, taş yapı çeşmelerimizin suları keyifle içilir, ineklerimiz beslenir. Toplanılır. Yeniden yola girilir. Çam sakızı toplayanlar bile olur arada, ne güzel tatdır çam sakızı çiğnemek, tatmayan bilemez. Çamannı ormanındaki çığlıklarımıza ormandan gelen karşılık hayretler düşürür, Yastalan Çimeninde yuvarlanırdık.

Oğuz Gelenekleri/Şakir Sağlam

Belen Düzü, işte Sisdağı Yaylamız. Öğle olmuştur.

Oğuz Gelenekleri/Şakir Sağlam

Selam verilir, gerekirse erzak tazelenir, Erkeksu geçilir, Örümcek Boğazı'ndan Sisdağı Pazarı'na doğru ilerlenir. Sis basar zaman zaman her yeri. Hava soğur. Ama ne kompozisyonlar oluşturur doğa. Böyle bir keyif hücrelerinizi tazeler. Yayla işte budur.
Obalar çamların arasına kurulmuştur. Bu harika bir sağlık ve görsel zenginliktir. Ama bir sakıncasını yıllardır yaşayarak görmüşüzdür. Her obanın yakacak ve barınacak evini yapması gereklidir. Bu da çam ağaçlarını ölçüsüz tüketmiştir. Yerine fide dikilmediğinde yaşanacak çevre felaketini yıllar sonra ancak anlasak bile, geç kalındığı gerçektir.

Oğuz Gelenekleri/Şakir Sağlam
Obalar geçildikçe zaman da ilerler. Sisdağı Pazarı, şenlik günü dışında sakin, boynu büküktür. Arkaya aşılınca artık konaklama yeri aranır. Paldırlısu, Şıhkıranı...Ya ağaç oluklu bir çeşme başı, ya da büyük bir çam ağacı altı aranır. Gecenin sisi-nemi üzerimize düşmeyecek yer bulununca karar verilir. Ateş yakılır hemen. Büyükler bunu çok iyi bilir. Sütler sağılıp pişecek ve hemen sıcak sıcak sıcak süt içilerek içimiz ısınacaktır. Gece kemençeler horonlar kurulur ama yorgunluk erkenden yatmayı gerektirir. Konaklama yerlerimiz bazende Gökçeköy'e rastlardı.

Oğuz Gelenekleri/Şakir Sağlam

Biraz daha aşagıda, sarı taşların arasından buz gibi suyu akan derenin her iki yamacına yerleşmiş Gökçeköy vardır ki onlar asla unutulmaz. Hele taş yapı kemer köprüleri ise harikadır.

Oğuz Gelenekleri/Şakir Sağlam

Böyle bir konukseverlik olabilir mi? Gerçekten merak eden Gökçeköy'ü anlattırsın bilenlere. Üstelik karşılıksızdır bu konukseverlik. Bu insanların yürekleri bunca nasıl sıcak olabilir? Hele 2007 dünyasında yaşayanın, bunları anlaması hiç düşünülemez gibi geliyor insana. Düşünüyorumda fırsatım olursa torunları kalmıştır sandığım o insanları ziyaret edip, sıcak, içten merhabamı, saygılarımı sunmak öncelikli bir dileğimdir. İneklerimize verdikleri otları mı , bizlere hadi yiyin daha çok var diyerek verdikleri yoğurt ya da sıcak taş ocakta pişirdikleri ekmeklerini mi anlatayım. Sanki bizim geleceğimize göre hazırlık yapmışlar. Yatacak yerlerini bize ayırmaları nasıl, hangi sözcüklerle anlatılabilir? Ayrılırken yine gelin demeleri, bir can dosttan ayrılırmış gibi sarılmaları, nasıl unutulur? Nasıl ?

Oğuz Gelenekleri/Şakir Sağlam

Bunca güzel insanları saygı ile anarak, tepeler aşılır, yokuşlar çıkıp, inişler inilir. Çam ağaçları ile süslü çimenler ve ormanlarla dostça selamlaşılır. Yayla havasıdır. Bazen üşünür bazen terlenir. Sazalan Çimeninde konaklanır. Ama garip bir tedirginlik ya da yaylaya varma umuduyla yola girilir erkenden.

Oğuz Gelenekleri/Şakir Sağlam

Erik Beli'ne varılır. Yokuş başlamıştır. Çam ağaçları azalır. Dağlar çıplak tepeleriyle çoğalır. Şarlı Obası geçilir. Burada kar vardır, dikkat edilir, kayıp yuvarlanma tehlikesi atlatılır. Kızılağaç Obası'ndan Taşoluk Tepesi görünce yürüyüş hızlanır. Aliobası başından Kadirga Yaylası görününce dizlerin bağı çözülür. Ne yorgunluk kalır, ne açlık...Sızlanma sevinç çığlıklarına dönüşür. Atlayıp zıplar, yatar yuvarlanılır. Kadirga Yaylası olağan üstü güzelliği ile karşınızdadır.

Oğuz Gelenekleri/Şakir Sağlam

Sana geldik işte. Sesimize ses ver güzel dağlar. Maşatlık göz kırp. Taşoluk Tepesi türkü söyle bizim için, hatta bizimle. Oruçbozan su içir, suyunu tadtır, iki yudum içebilsekte. Evliya tepesi rüzgarını konuştur bizimle. Kadir Ağa'yı anlat bize. Mezarının doğal taş duvarları arasındaki kamasının öyküsünü...

Oğuz Gelenekleri/Şakir Sağlam

Dereler balık tutmaya geliriz yakında. Hey taşlar dostluğunuza geldik, size sırtımızı yaslayıp doğanın eşsiz süslemesi ile oluşan o sis manzarasına doymayı düşledik. Sevgili topraklar çıplak ayaklarımızı sarın, avutun sıcaklığınızla özlemimizi. Otlar, börtü böcek sizinleyiz birkaç ay. Oyunlarını paylaşacaklar sizinle çığlık çığlığa çocuklarımız. Taşoluk Tepesi'nden otçularımız aşarak Kadirga Pazarı'na inecek birkaç hafta sonra. Horon ve kemençe sesleriyle birlikte coşacağız...

Oğuz Gelenekleri/Şakir Sağlam

İşte Kadirga Yaylası geldik canım, duydun değil mi?

Fındık Toplama

 Oğuz Gelenekleri/Şakir Sağlam

Fındık toplama da bir alışkanlık biçiminde sürmektedir. Öyle olmak zorundadır galiba. Alışkanlıklar yerleşik olanlardır. İlerledikçe gelenekselleşir. Bu nedenle, gelenekler bölümüne özellikle aldık.

 Oğuz Gelenekleri/Şakir Sağlam

Ağustos ayının ilk haftalarında toplanmaya başlanan günlerin genel adı " fındık zamanı "dır. Önceki yıllarda fındık toplama işi imecelerle de yapılırdı. Bu anlayış sanırım günümüzde kalmamıştır. Gündelik adında işçilikle toplama yapılmaktadır.

* Fındıklığa giren kişi beline " gıdık " bağlar. Topladığı fındığı içine datar. Gıdık dolunca sepete, harara ya da çuvallara boşaltır.

* Toplandıkça sepet, harar ya da çuvalla harmana taşınır. Harman fındık kurutma yeridir. Çimen olan düz alandır. Üç dört gün kurutulur. Tersi de kurusun diye ayakla iz yapılır. Kürekle çevrilir. 2-3 gün daha kuruyunca tırmıkla dövülerek bir araya toplanır.harmanda kabuklu kurutluyor kabuğundan ayrılmış kurutuluyor

Oğuz Gelenekleri/Şakir Sağlam

* Harmanda , kabuklu fındık dövüldükçe içini bırakır. Çeç fındık tentalar üzerine ayrılır ve iyice kurutulur.

* Kurutulan fındık çuvallara doldurulur. Nemsiz yerde satış için bekletilir ya da satılır.

Oğuz Gelenekleri/Şakir SağlamOt Kurutma

Büyük ve küçük baş hayvanı olanlar, kış için ot kuruturlar.

Orak ya da tırpanla biçilen otlar bir süre toplanmaz, kurutulmaya bırakılır. Kurumayan, gölgede, altta kalan bölümler çevrilir. Yeterince kurutulur. Tam denilen küçük ot saklama yerine yığılarak saklanır. Tam yerine yığma da yapılır. Büyük bir ağaç toprağa dikilir.Bunun çevresine yığma yapılır. Topraktan ıslanmasın diye, en alta odun gibi yavaş çürüyen, dayanıklı destekler dizilir. Yığma tam korunaklı olmaz. Yağmurda ıslanabilir. Rüzgarda dağılabilir. Buna önlem için ise, otlar yığma sırasında birbirini sarsın ve kolay açılmasın diye çapraz olarak yığılır.

Oğuz Gelenekleri/Şakir Sağlam

Yığma bitince üst bölümü bağlanır ve içine yağmur işlemesin diye örtülür. Kışın hayvanların kuru beslenmesi böylece otlarla desteklenir.

Göç veren beldemizde bu geleneği günümüzde sürdürüldüğünü görüyoruz.

Oğuz Gelenekleri/Şakir Sağlam

Tarla Belleme Mecisi

Tarla belleme baharda yapılır. Toprak havalandırılır. Ekim, dikime hazırlanır. Belleme erken yapılırsa toprak o kadar kısa sürede kendine gelir, ekime hazır hale gelir. Bunun için imece yapılır. Bu aynı zamanda bir gelenektir. Köy yaşamını kolaylaştırır. Genç insanlar için öğretici, kaynaştırıcı olur.

Oğuz Gelenekleri/Şakir Sağlam

Bel dediğimiz bu alet ile ile yapılır. İmeceye katılan kişiler eşit aralıklarla dururlar. Önlerinde bellenen bölüm, arkalarında bellenecek toprak vardır. Bellerini toprağa saplarken dikkat edecekleri nokta ise şudur: Bel, kaldırılacak genişlikteki toprak düşünülerek toprağa saplanmalıdır. Birlikte geri çekilip, bel kanırtılır ve kaldırılacak toprak büyük parçadan koparılır. Yeniden öne gelinir. Koparılan toprak öne doğru itilecek ve altı üstüne çevrilecektir. Bunu yaparken bir önemli nokta daha vardır. Bel, hangi ayakla itilecekse, bu bacak, öteki dizin üzerine atılır ki kuvvet alabilsin. Üstteki ayak bele dayanır ve alttaki dizden destek alınır. Ortak davranılarak, birlikte toprak itilir. Buna bel atmak denir.

 Oğuz Gelenekleri/Şakir Sağlam

İmeceler aynı zamanda neşe kaynağıdır. Türküler söylenir, (varsa kemençe eşliğinde) horon da oynanarak, imeceye can katılır.

Günümüzde tarla belleme biçim değiştirmeye başladı. Küçük makinelerle de toprak sürülmektedir.

 Oğuz Gelenekleri/Şakir Sağlam

Yol Yapımı

Yol yapımı, Türkiye Cumhuriyeti'nin sorunu, sorumluluğu olmuştur kurulduğundan beri.

Devletimizin önemli bir işi de yol yapımıdır. Ama aynı zamanda politik araçlarından birisi haline getirilmiştir. Yoksul bir ulusun ulaşımını sağlayabileceği önemli aracıdır yol, çünkü. Bunun demir yolu, kara yolu, hava yolu ya da deniz yolu olması farketmez. Bir ulusun bağımsızlığının ölçütlerindendir yol politikası. Bu konu, politikacılarımızın her zaman olumsuz olduğunu düşündürücü bir örnektir. Yoksul ulusun ulaşımı ekonomik olmalıdır. Bunun en önemli yolu da demir yoludur. Diğer yollar ise zengin ulusların satacağı uçağına, arabasına, gemisine yarayacaktır. Bakınca zaten belli olur ülkelerin durumuna ya da tutumuna.

 Oğuz Gelenekleri/Şakir Sağlam

İşte bizim köyümüzün yolunun yapımından bir an. Biz kendi yolumuzun yapımını sürdürmekle içimizdeki köy-yurt sevgisini de işlemiş oluyorduk. İmece keyfi ile, birbirimizdik çünkü. Ama ne olduysa çok erken girdiler aramıza.

Biz inanıyoruz ki; bu köyün insanı her konuda el ele olmayı başaracaktır.

Trabzon Haberleri

ViraTRABZON 09 December 2010 ViraTRABZON ViraTRABZON
Trabzonspor 09 December 2010 Trabzonspor   Trabzonspor Kulübü

Sitemizde

REKLAM YOKTUR.

Oğuz'lu iş yerleri

ücretsiz tanıtılır

BİR ARADA OLMAK

DİL,  DİN,  IRK,  

BÖLGECİLİK VE

CİNSİYET KAVGASI

BİZİ AYRIŞTIRIR...

EMEK BİRLEŞTİRİR.

Dil Çevirici

trzh-CNenfrdeitjaptruesvi

SOSYAL MEDYA

 

 

Articles View Hits
4078256

We have 235 guests and no members online

You are here: Home Kültür Folklor Gelenekler Şakir Sağlam