Font Size

SCREEN

Profile

Layout

Menu Style

Cpanel

TURAN AİLESİ

  ABDURRAHMAN - FATMA TURAN  
         

         
     Gülizar, Zeynep (eşi Vehbi Uzunboy),Ayşe (eşi Mustafa Turan),Şaziye (eşi Mehmet Topal), Yaşar eşi Fatma
 Turan Ailesi        Turan Ailesi
Turan Ailesi        
 
 
 
    muhammet   İlkay
         
    türkan   İlkiz
       Turan Ailesi Turan Ailesi 
   

fikret

Abdur. ve ailesi

Abdurrahman
        Turan Ailesi 
   

kasım

  kızı Nisa
         
   

abdurrahman

  Muhammed Ali 
         
    Mustafa TURAN    
         

Mehmet

TURAN

 

Abdurrahman 

TURAN

eşi Şakire

Zekiye TURAN

         

Sebahattin         (eşi Türkan)

Mehmet Salih    (eşi Ayten)

kızı: nisanur-2005

   
         
-Gökhan-1982 -Zeynep-1983      
         
-Burcu-1985 -Bahar-1986      
         
  -Hakan-1990      
         
         

Mehmet TURAN

 Turan Ailesi  Turan Ailesi   Turan Ailesi   
 Aile Mehmet  eşi Asiye eşi Hava  

Çocukları ; Asiye'den çocukları: Ahmet, Mustafa, Muhammet-

Hava'dan çocukları;Seniye, Nurettin, Sabahattin, Mehmet, Aslan

      Turan Ailesi  
  Ahmet Mustafa Muhammet  
  Turan Ailesi
Turan Ailesi
Turan Ailesi
 
  Nurettin Sabahattin Mehmet Aslan
Mustafa
         
   Mustafa  

eşi Fatma

 
  Çocukları; Şenay, Nuray, Ahmet, Erdem
        Turan Ailesi 
  Ahmet   Erdem eşi Sevim
         Turan Ailesi
        Eymen
Muhammet
    Turan Ailesi    
    Muhammet

eşi Emine

 
  Turan Ailesi
Turan Ailesi 
   
  İlker İnan Duygu  
         
Nurettin
  Turan Ailesi   Turan Ailesi  Turan Ailesi  
  Nurettin Nurettin

eşi Esma

 
Çocukları. Serdar (Fazlı) , Feryal
  Turan Ailesi   Turan Ailesi Turan Ailesi  Turan Ailesi 
  eşi Şükran Serdar Feryal eşi Orhan
     Turan Ailesi  Turan Ailesi  
    Cenk Ramazan Baki   
  Nurettin ailesinin fotografları-Feryal gönderdi
 Turan Ailesi Turan Ailesi Turan Ailesi Turan Ailesi Turan Ailesi
askerlikten sonra        
 Turan Ailesi Turan Ailesi  Turan Ailesi   Turan Ailesi Turan Ailesi 
boksör Nurettin gulizar_esma Aikido hocası Aikido hocası Nurettin lisede
 Turan Ailesi  Turan Ailesi Turan Ailesi  Turan Ailesi  Turan Ailesi 
kolordu 1.si Nurettin Serdar-Fatma   Serdar(fazlı)
Sabahattin
  Turan Ailesi      
   Sabahattin  

eşi Türkan

 
         
    Gökhan Burcu  
         
         
         
Mehmet
  Turan Ailesi      
   Mehmet  

eşi Ayten

 
         
  Zeynep Bahar Hakan  
         
Aslan
         
  Aslan   

eşi Rengin

 
Turan Ailesi Turan Ailesi   Turan Ailesi Turan Ailesi 
Turan Ailesi 
  Derya Alaaddin Derya 
Derya-Rengin
         
         
Tufan TURAN
         
   Tufan  

eşi Zekiye

 
Çocukları; Ahmet, Hayriye, Ayşe, Hanife
     Ahmet (Karasanın)  
  Turan Ailesi    Turan Ailesi  Turan Ailesi
  Ahmet 

eşi safiye

Ahmet

kızı Saadet
      Çocukları:  
  Mustafa, Saniye, Nedime, Saadet, Zekiye, Tufan
    Mustafa  
 Turan Ailesi Turan Ailesi       
 çaylıkta  Mustafa     eşi Fatma   
   Çocukları:    
  Filiz, Nurten, Yaşar, Nazmi    
         
     Tufan  
         
    Tufan   eşi Selvihan 
 
         
    Gülben    
Murat
 Turan Ailesi Turan Ailesi    Turan Ailesi   
Feryal ile  Murat
 

eşi Hayriye

 
Çocukları: Fatma, Ahmet, Gülizar, Ayşe, Mehmet, Aysun
  Turan Ailesi      
Fatma Ahmet Gülüzar Ayşe Mehmet
         
         
Ahmet
Turan Ailesi Turan Ailesi  Turan Ailesi    
   Ahmet   eşi Atika  
Turan Ailesi      Turan Ailesi  
    Murat Öznur ailesi ile
 
         
Mehmet
         
   Mehmet   eşi  
         

          AYBATTI'NIN GÖLGESİ 

        Okul yılları ...Dersimiz çalışma sosyolojisi ... Hocamız bize insanların tamamen kaderlerini değiştiren toplumsal bir olaydan bahsediyordu...Göç diyordu...Bırakmak diyordu... Özlemek diyordu topraklarını... ...Hemen hemen hepimizin bir göç hikayesi ve göçe konu bir köyü vardı...Yanlız bir arkadaşımız benim köyüm yok dedi...Nasıl yani dedim içimden...Bir insanın köyünün olamıyacağı olasılığı o ana kadar hiç aklıma gelmemişti...İçim burkuldu bir an...Farkettim ki insanın köyü kökleriymiş...Köklerinden filizlenirmiş insan...Bir an vicdan azabı duydum...Çünkü her köye getirilmemizde oflayıp puflardık...

        Haziranın ortaları yazın başlangıcı...Kulaklarımızda bir ses ''Trabzon yolcusu kalmasın.” Harem Otogarında valiz sürüklüyoruz... Kanberoğlu Turizm ve memleket sevdalısı anne baba işbirliği...Bir bakmışız Aybattı Mahallesindeyiz... için direnirdik... Çünkü evimiz köyün en ıssız mahallesindeydi... Aybattı Mahallesi... Her zaman gölgeli... Ve Her zaman yanlız...Issızlığı dinsin diye yapılmış üçbeş ev...Kara taştan alt katı ahırdan oluşan iki katlı eski bir köy eviydi evimiz...Evin içi iki bölümden oluşuyordu...Tahta üstü denilen bir kısım ...Bu kısmın üzerinde ahıra açılan bir kapak...Aksırsa, Tıskırsa,inek gaz kaçırsa olduğu gibi ses evin içinde... Her akşam Babannem ineklerini bu kapaktan aşağı sarkıttığı yal kazanı ile beslerdi...İkinci bölüm yerüstü denilen kısım...Önceleri topraktı buzemin daha sonrasındabir çok insan beton dökerek bu kısmı kapatmışlar... İçerinin loşluğunun aydınlığa uyanan gözleri gibi pencereleri... Yeşil boyalı ,ahşap parmaklıklı... Yıllar geçtikçe anladım ki bu ev canlıydı...İçinde yaşayanların ruhunu taşıyordu...Yokluktan ekmek çıkaran insanların öyküsüne çatı olmuş bu ev,korkularına kapı olmuş,aydınlıklarına pencere olmuş bu ev...

      Bir de binbir kokusu vardı bu evin...İçeri girdiğiniz gibi, dışı iyice kara ateşten kararmış kara kazanın kokusu, bakırdan bakraçların, güğümlerin kokusu, yaz akşamları uzun sırıklarla açılan çatmadan içeri sızan ıslak çimen kokusu...Usul usul esen rüzgarların fındık dallarından, lahana yapraklarından ve hatta ahırın önündeki kemire yığınından topladığı o koku... Ve toprağın kokusu...Çok tuhaf manzaranın içindeyken bu büyüyü farketmiyorsunuz...Ne zaman ki dışında kalıyorsunuz manzaranın ve derin bir özlem...Özlediğinizde anlıyorsunuz bir toprağa sahip olmanın değerini...

      Çok güzel tatiller geçirmişim aslında Babannem ve Dedemle...Zavallı dedem ben sıkılmayayım diye bana sürekli tahta yontururdu...Sevgiyle bakardı gözleri bana ve abime...Dedemle bazen yaramazlık yapardık...Tabi babannemin hışmından kurtulmak ne mümkün...Yoğurdu mayalardı...Biz Dedemle kaymağını çalardık ...Süzme peynir yapardı ah yazık deyip kapının önündeki kediye atardık...Kadın bize inek teslim ederdi...Gider komşunun bahçesinden küfür kıyamet alırdı...Hava Ana derdik biz ona ... o küçük ama bir o kadar güçlü bir kadın...Çok severdim ikisinide... Hava Anam kedilerden fazla hoşlanmazdı ancak onlarıda asla aç bırakmazdı...Hiç unutmam bir gün kediye süzme peynir yerine vermiş ekmekli yoğurt ...Tabi bizim mırnav hiç beğenir mi...Dedem alıştırmış onu her gün süzme peynire çökeleğe...Burun kıvırıyor bizim mırnav...Hava Anam o kadar sinirlendi ki kediye...Daha külek kadar oldu kafan mı demeler...Beğenmediysen git Acağan Mıstanın Lokantasına mı demeler...Sana sürekli peynir mi yapacağım demeler...Hala dün gibi aklımda Hava Anamın kediyle çekişmeleri...

     Sevgiyle anıyorum onları...Aybattının gölgesinde yaşayan ve onun gölgesinde hikayelerini tamamlayan insanları...

                   Diğer YAZIları: Kültür/DÜZYAZI                      

                                                           Feryal Çakmak

Turan Ailesi
Feryal'in baba evi kapısı

 

Trabzon Haberleri

ViraTRABZON 09 December 2010 ViraTRABZON ViraTRABZON
Trabzonspor 09 December 2010 Trabzonspor   Trabzonspor Kulübü

Sitemizde

REKLAM YOKTUR.

Oğuz'lu iş yerleri

ücretsiz tanıtılır

BİR ARADA OLMAK

DİL,  DİN,  IRK,  

BÖLGECİLİK VE

CİNSİYET KAVGASI

BİZİ AYRIŞTIRIR...

EMEK BİRLEŞTİRİR.

Dil Çevirici

trzh-CNenfrdeitjaptruesvi

SOSYAL MEDYA

 

 

Articles View Hits
4078293

We have 248 guests and no members online