Font Size

SCREEN

Profile

Layout

Menu Style

Cpanel

Kadırga Gözleri Sisli

 Foto: Aysun Kurt

Öylecene uzanmış gökyüzünün altına hep birilerini bekler, yalnızlığı dinsin diye...

Zorlu mevsimlerden geçerde hiç yazıklanmaz neden kış geldi diye...Yüreğinde eritir karakışı...İnsanın kendini dağ gibi hissetmesi , insanın bu temiz havada, nefesinin bile rüzgara çarpıp papatya, ot, toprak ve tezek kokusuyla karışık bir kokuyla geri dönmesi...

Küçük yaşta tanıştım  yaylayla...Hava çok karanlık ve çok ciddi bir sis...Arabamızı kullanan amca “minübüs makas kırdı” dedi...Bu ne demektir anlamadım...Anne dedim kimsenin çantasında makas yok mudur amcaya versek dedim...Annem bana gülümseyerek baktı...Sonra birisi burada beklemeyelim...Oba yakında nasıl olsa, 20 dakikalık bir yürüme yolumuz kaldı...Ben tabi çok korktum...Arabanın içi daha güvenli gelmişti bana...Zaten araba oldukça yavaş gelmişti, takur tukur taşlı bir yolda, sanki bir faytonla seyahat ediyorduk...Bu yorgunluğun üzerine bir de yürümek mi...Çok ciddi bir endişe sardı beni... Karanlıktı...Hele ki bir amca demesin mi “durun burda uçurum var”.Ödüm başım patladı...Elektrikli fenerlerimize rağmen önümüzü görmekte güçlük çekiyorduk, çok ciddi bir sis vardı...

Annem tamam geldik dedi, bir evin kapısına vurdu...Çok şükür ki sona erdi yolcuğumuz...Dede evine gelmiştik...Evin içi toprak duvarları ise karataştandı...Yaylayı çok merak ediyordum...Yarın nasıl bir gün olacak diye düşünürken gözlerim kapandı gitti...

Oruçbozan'a gideriz kız uyansın diyordu bir ses...Sonra da pazarlık yerine geçeriz ...Annemin sesiydi...Gözümü açtığımda çok nefis bir koku vardı havada...İşin ilginç tarafı o kadar yorgunluğa rağmen ben çok erken uyanmıştım ve müthiş hissediyordum ...Çok heyecanlandım...Birden fırladım kapıdan çıplak ayaklarımla...Masmavi bir gökyüzü ve başları dimdik gökyüzüne uzanan beyaz papatyalar...Ve derinden esen rüzgar...Kendini dağ gibi hissettmek, dağı içinde hissetmek...İşte ta o zamanlardan girdi uzakların büyüsü içime...Bu dağlarda çocuklukları geçmişti annemin babamın...Zordu yayla çocuğu olmak...Tahtadan kaplarıyla akar çeşmelerden su taşırmışlar o küçücük omuzlarında..Her gün tezek toplarlarmış kara ateşleri hiç sönmesin diye...Üstü üstübü çulu kaplı ottan yatakların üzerinde uyurlarmış...Çelik çomak oynarlarmış...Zorlukla geçen günlerini sevgiyle hatırlar hep annem... Çünkü onlar Gökyüzü’nün, yükseklerin çocukları...Kadırga'nın Çocukları...Tutkuyla bağlandıkları bu dağların Çocukları...

Ne mi Kadırga? Bunca sevdiğimiz.

Bazen sisli bazen puslu bir havanın, siyah beyaz  resimde dahi büyülü bir kareye dönüşmesidir. Geometrik yapılardan uzak bir yaşamdır kadırga...Büyük binaların olmadığı, köşelerinden birbirine tutturulmuş pencerelerde hapsolmuş insanın olmadığı yerdir Kadırga.Kadırga’da güneş konuşur sabahları, uyutmaz sizi. Haylaz bir çocuk gibi küçücük pencerelerden sızar içeriye, yüreğiniz pır pır eder. Artık kimse tutamaz sizi içeride... Ayağının toprakla iletişimidir, barışıdır Kadırga...Bu kızgınlığımız Kadırga’ya değil...Hava sisli...Oyun oynayacak kimseler yok etrafta...Özgür bir ruhun hayal kırıklığı sadece...

Ne zaman Kadırga'ya çıksam Evliya Tepesi’nde bulurum kendimi... Ve bu güzel şiirin dizeleri geçerken aklımdan  heybetine doyum olmayan o dağların seyrine dalarım...İçimde derin bir huzur ve bir dinginlik...Sadece doğanın sesi ve siz...Ve ardından Evliya Tepesi’nin arkasına geçerim dağ çileği toplamak için...Saatlerce çilek aradığımı bilirim bu tepenin ardında...

Siz zamanı durmuş gibi yaşarken Kadırga'da, farkına varmazsınız mevsimler döner bir anda...

 

Sitemizde

REKLAM YOKTUR.

Oğuz'lu iş yerleri

ücretsiz tanıtılır

BİR ARADA OLMAK

DİL,  DİN,  IRK,  

BÖLGECİLİK VE

CİNSİYET KAVGASI

BİZİ AYRIŞTIRIR...

EMEK BİRLEŞTİRİR.

SOSYAL MEDYA

 

 

Articles View Hits
4068609

We have 106 guests and no members online

You are here: Home Kültür DüzYAZI Kadırga Gözleri Sisli